Babası, İspanyanın en ağır siyasi cezalarının verildiği bir hapishanede mahkumdu küçük İspanyol kızın. Fırsat bulduğu her hafta sonu babasını ziyaret için annesiyle birlikte hapishaneye giderdi. Yine birgün ziyarete giderken babası için çizdiği resmi yanında götürdü. Ancak hapishane kurallarına göre özgürlüğü çağrıştıran her türlü şeyin mahkumlara verilmesi yasaktı. Bu sebeple kağıda çizdiği kuş resmini kabul etmemişler ve oracıkta yırtmışlardı...
Çok üzülmüştü küçük kız. Babasına söyledi bunu, o da "üzülme kızım, yine çizersin; bu sefer çizdiklerine dikkat edersin olur mu?" dedi. Küçük kız diğer ziyaretinde babasına yeni bir resim çizip götürdü. Bu sefer kuş yerine bir ağaç ve üzerine siyah minik benekler çizmişti. Babası keyifle resme baktı ve sordu: "Hımmm! Ne güzel bir ağaç bu! Üzerindeki beneklerde ne? Portakal mı? yoksa." Küçük kız babasına eğilerek, sessizce şöyle dedi : "Hişşşşt! Yavaş baba, duymasınlar. O benekler ağacın içinde saklanan kuşların gözleri!..." ………..
Herkes karşılaştığı ve yaşadığı olayı kendi görüş açısı ve duyu organlarının algılayışı kadarıyla anlar. Bu hayata bakışın genel kuralıdır. Bizlerin, kızlarımızın ve oğullarımızın yani çocuklarımızın hayata ve olaylara bakış açılarını ilk aşamada anlamamız ve onların algılayışlarını algılamamız çok zordur. Bu anlamda çocuklarımıza karşı katı bir “hayır”cı yaklaşım içerisine girmemeliyiz.
Sizin benek olarak gördüğünüz, onlar için ağaç dalları arasına saklanmış kuşların gözleri olabilir. Evet ikinizin de algıladığı şeyler çok farklı ama ikinizin de algılayışı doğru. Çünkü, küçük kızda doğru görüyor. Babada doğru görüyor. Peki hangisi doğru diye sorarsınız. Bu, bakış açısına göre değişiklik gösterir.
Onun içindir ki, çocuklarınız söylediği ve size göre yanlış olan hiçbir şeyi çocuklarınızla iletişim kurmadan ve sebeplerini dinlemeden reddetmeyiniz. Onlar için doğru olan şeylerin, neden doğru olduğunu anlamaya çalışın. Bu davranış sizlerin, çocuklarınızla aranızdaki anlaşmazlık surlarını bir nebzede olsun yıkacaktır. Ayrıca çocuğunuzun yaratıcılık ve yorumlayıcılık özelliğinin de gelişmesine neden olacak, hayata ve olaylara değişik açılardan bakmasına yardımcı olacaktır.
Çocuklarınızın yaratıcılıklarını ve üretkenliklerini hiçbir zaman köreltmeyin. Aksine onları fikir üretmeye (sizce yanlışta olsa) sevk ediniz. Bu davranış çocuğun kişisel ve ruhsal gelişimi üzerinde büyük etki yapacak kendine olan özgüveninin gelişmesine neden olacaktır. Buda sosyal hayatında yapacağı işler ve uğraşlarda daha başarılı ve girişken bir birey olmasına neden olacağından her zaman çocuklarınızın yaptıkları işler de onları destekleyiniz.
Çocuğunuza karşı, özellikle küçük yaşta yapacağınız olumsuz bir davranış onun hayatı boyunca içinden çıkamayacağı ve düzeltemeyeceği başta özgüven eksikliği olmak üzere bir sürü davranış bozukluğuna neden olacağından çocuklarınızı hiçbir zaman, yaptığı yanlıştan ve düşünce tarzından dolayı yargılayarak suçlu bulmayınız.
Kimi güzel kimi değil fakat, herkes resim çizebilir. Ama çizilen resimlere yüklenen anlamları sadece çizenler bilir. Çocuğunuzla konuşmadan ve iletişim kurmadan çizdiği resme yada yaptığı işe bir anlam veremeyebilirsiniz. Onun içindir ki; çocuğunuzla hiçbir zaman iletişim kurmaktan ve onun fikirlerini almaktan kaçınmayınız.
Atila KALDIRIM
Özel Eğitim Öğretmeni