Yüreğinde Engel Olmayanların Tek Adresi

LÜTFEN GİRİŞ TIKLA VEYA ÜYE OLMAK İSTİYORUM TIKLA.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz
Gelişmiş Arama  
  • CEVAP YAZ
  • YENİ KONU
  • HABER VER
  • OKUNMADI SAY
  • GÖNDER
  • YAZDIR
  • YENİ ANKET

Gönderen Konu: İnsan Türleri (Homo Erectus Nerede?)  (Okunma sayısı 744 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

tevye

  • Formkolik Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 387
  • Konu Sayısı: 93
    • Doğru bildiğimiz yanlışlar...
İnsan Türleri (Homo Erectus Nerede?)
« : 17 Şubat 2012, 00:34:08 »


Hepimiz Homosapiens, neandertal adamı, cro-magnon adamı türünden sözcüklere aşinayızdır da, bunların içinden bir tek homo sapiens’i biliriz. Evrim kuramını destekleyenlerimiz bile insanın, evrimin bir yerinde şempanzeden ayrılıp,  insansılara doğru gelişerek bu güne gelindiğini sanır. Oysa homosapiens dünyada var olan tek insan ırkı değildir. Homo sapiens’ten önce yaşayıp, bugün dünyada var olmayan dünya üzerinden aynı dinozorlar gibi silinmiş insan türleri var. Çok şükür Mina Urgan hayatta ama bugün homo sapiens’ten ayrı bir insan ırkı olan homo erectus’tan eser yok. Bu homo erectus insanları, homo sapiens’ten  önce dünyada varmışlar, hatta bir ara aynı zaman kesitinde de birlikte yaşamışlar. Sonra homo sapiens, -muhtemelen homo erectus’u da yok ederek- yoluna devam etmiş. Homo erectus’lar  geride çok iyi korunmuş iskelet ve kafatası örneklerini bırakarak yok olmuşlar. Bir çoğunuza bu hikaye garip geldi, biliyorum. Oysa sıradan bir akademik bilgidir. Biz böyleyizdir biraz; en basit bilimsel gerçeklerden bihaber yaşar, yeri geldiğinde de mangalda kül bırakmayız.

Homo Habilis (İnsana benzeyen ilk primat)

Bu insanın evrimi işleri biraz karışıktır. Kimileri –bizim toplumumuzda bu oran herhalde %70’lerden aşağı düşmez- evrim teorisine kökünden karşı çıkar. İnancımız gereği yaratılanların en güzeli olduğuna inandığımız insanın şempanzeden, maymundan evrimleşmesi fikri itici gelir bir yandan. Bir yandan da kutsal kitabımız Kur'an böyle bir şeyi kabul etmez. Adem ve Havva yoktan halk edilmiş ve cennetten dünyaya bırakılmıştır. Aynı şekilde Hıristiyan dünyasının dinsel liderliği Vatikan’da reddeder evrim kuramını. Google’da basit bir arama yapın. Evrim teorisinin ülkemizde nasıl bir tartışmanın odağında yer aldığını görürsünüz. Hatta vikipedi’nin insan maddesinin tartışma bölümü, maddenin kendisinden daha çok yer kaplıyor.

Ben şimdi evrim teorisini tartışmadan, Paleantropoloji ve biyoloji bilim dallarının bugüne kadar elde ettiği verilere bakarak, çok da ayrıntıya dalmadan (ki çok fazla ırk ve alt dal var, merak eden araştırır.) bu insantürlerni anlatayım sizlere. Ancak, dediğim gibi o kadar alt tür tanımlanmış ki, hepsini anlatmak için ayrı site gerek.

Bilimsel sınıflamaya göre bugün yeryüzünde yaşayan  insan yani biz, Hayvanlar aleminin, Kordalılar denilen şubesinin, Memeliler sınıfında yer alan, Primatlar takımından, Homo(İnsan) cinsinden Homo sapiens’leriz,  yani Farkında Olan İnsan. Bunun bir de alt türü daha var. Şu terim de en kâmil halimizi işaret ediyor. Homo sapiens sapiens. Yani farkındalığının farkında olan insan. Yani biz bugün tam olarak, homo sapiens sapiens adıyla anılıyoruz. Bir çoğumuz ismin anlamına pek uygun sayılmayız ama bilimsel ismimiz budur.

Oysa dünya üzerinde ilk ortaya çıkan insan cinsi homo sapiens değil. İnsansılar milyon yıllar öncesinden başlamasına ve alet yapabilen, ateş yakabilen, ölülerini gömen belki anlamlı ses tınıları ile anlaşabilen ırklar tarih sahnesinde milyon yıllar önce görünüp kaybolmuş olsa da, insana en yakın ve en belirgin insanoğlu türü  homo habilis (yetenekli insan)’dır. Homo habilis’ten çok daha önce de, ayağa dikilen insansılar ve insanlar vardı. Alet yapabiliyor, ölülerini gömüyorlardı ama her halde bu günkü insana çok az benziyorlardı. O bakımdan homo habilis’i ilk tür sayabiliriz.

Homo habilis,  (bir adı da becerikli insan – İng. Handy Man), dünya üzerinde 2,5 milyon yıl öncesinden başlayarak 1,8 milyon yıl öncesine kadar var olmuş. Homo habilis’in sonradan ne olduğu konusunda paleantropologlar pek anlaşamıyorlar.  Bir kısmı bu arkadaşların daha sonra gelen homo ergaster’e  ( Çalışan adam- ing. Working Man) dönüşüp, oradan homo sapiens’e geçildiğini savunurken, bir başka görüşe göre de homo ergaster aslında homo erectus’un alt türüdür. Yani aslında adı Homo erectus ergaster olmalıdır. Homo ergaster’de zamanımızdan 18- 1,3 milyon yıl öncesine tarihleniyor. Homo erectus ile homo ergaster’in 200 000 ila 300 000 yıl dünya üzerinde aynı zamanlarda yaşadığı bugün kesinleşmiş durumda. Yani bunlar bir şekilde birbirleri ile birlikte de olmuşlar. Belki ırklar birbirine karıştı.

Homo Habilis Kafatası

Tabi bulunan fosil sayısı arttıkça bu sınıflandırmalar ve teoriler yerli yerine oturuyor. Özellikle radyo karbon yöntemi ile fosillerin yaşlarının belirlenmesi kimin kimden önce ya da  sonra geldiği konularını da netleştirmektedir. Kesin olarak bilinen  şudur ki; sonuçta ortada sadece homo sapiens kalmış, diğerleri yok olmuşlar. Ancak homo sapiens’in bir çok dönem ve yerlerde kendisinden farklı insan türleri ile kontak kurduğu ve  çiftleştiği de giderek kesinlik kazanıyor. Bu yönde bulgular da vardır. O yüzden bugünkü modern insanın genlerinde biraz  homo erectus’tan, biraz homo ergaster’den (burada saymadığım idaltu, rudolfesnsi, rodesiansis v.b) bulunabilir. Benim uzaktan bir akrabamın Vikipedi’deki cro-magnon adamı resminin tıpa tıp aynısı olduğunu düşünürsek, ben bu teoriye inanmaya çoktan hazırım.

Öte yandan inancımız gereği tabi olarak, evrim teorisine inanmıyoruz. Ama bir mağaranın dibinde insandan çok maymuna benzeyen bir iskelet, yanında da kap kacak, kazma balta bulursanız, radyo karbon testi ile hem iskeletin hem de aletlerin 1-2 milyon yıllık olduğunu öğrenirseniz, bir de o adam duvarlara resim falan çizdiyse ne yapacaksınız? İşte bu adam yaşamış ve bu aletleri yapmış. Ama kolları nerdeyse ayak uçlarına değiyor. Buyurun buradan yakın.

Neyse konuyu dağıtmadan biz şu yok olan, daha doğrusu homo sapiens’in yerle yeksan ettiği homo erectus’ dönelim.

Homo erectus (Ayağa dikilen adam) zamanımızdan 1,8 milyon yıl ile 250 000 / 200 000 yıl önce yaşayan, mağaralarda barınan ve ateşi ilk kullanan insan türüdür. Ancak Homo sapiens yani bugün yaşayan insan türü ile ayrı bir türdür. Soyu 200 000 yıl önce dünya üzerinden silinmiştir. (Homo sapiens’le bir kuzenlik ilişki olabilir. Zaten şu anda yaşayan homo sapiens’in DNA dizilimi de, yine bugün dünyada yaşayan Bonobo şempanzesi ile %98,4 oranında aynıdır.) Homo erectus, homo sapiens’in Avrupa’da yaşayan cinsi homo neandartalis (neandartal adamı) ile yaklaşık 150-200 000 yıl boyunca aynı coğrafyayı paylaştı. Muhtemelen dünyanın bir çok yerinde de aynı durum söz konusuydu. Bu iki tür karşılaştıklarında hangi sosyal aktiviteler meydana geldi az biliniyor ama sonuçlarının erectus’lar için hüsran olduğu biliniyor. Öte yandan yakın zamana kadar Homosapiens’in alt türü olarak kabul gören nerandertalis,(homo sapiens neandertalis) -sanki ne gereği varsa- yakın zamanda, -Yok babam, bu ayrı tür. Buna yeniden sadece homo neandertalis diyelim, diye düşünen bilim adamları tarafından sapiens’ten koparıldı. Neandartal adamı, Almanya’da Duesseldorf yakınlarındaki Neander vadisinde 1856 yılında bulunmuştu.

Neandertal Adamı İskeleti (Ateşi ilk kez kullanan homo sapiens-40 000 yıllık- Orta Avrupa)

Şimdiki  son duruma göre homo sapiens, yaklaşık 200 ila 100 bin yıl önce Doğu veya Güney Afrika’da  ortaya çıktı.  Homo sapiens, yaklaşık 40 bin yıl önce  kuzeye doğru yayılmış, bu esnada  tarih öncesi bütün insan türlerini sürmüş veya tüketmiştir. Yani homo erectus’un soyunu kurutan homo neandartal adamının soyunu da sapiens’ler kurutmuş oluyor bu arada. Bunun sonucu olarak, Güneybatı Asya, Orta Asya ve Orta Avrupa'daki Neandertaller çeşitli oranlarda homo spiens türü tarafından absorbe edilmişlerdir. Modern insana geçişin göreceli olarak geç yaşandığı Batı Avrupa’da bile Neandertaller ile ilk modern insanların çiftleştiğine dair kanıtlar vardır. Bu evrim işinde kimin eli kimin cebinde pek belli değildir.  Sanki maç anlatıyorum.

Neandertal adamına ait kalıntılar ilk 1858’da Avrupa’da bulunmuştu ama sonrası çorap söküğü gibi geldi. Bugün bulunan birkaç yüz tane neandertalis fosili vardır. Bunların çoğu da neredeyse tam iskeletlerdir. Neandertal iskeletleri, yanlarında bir sürü kap, kacak, balta, ok v.b. ile  birlikte Avrupa, güneybatı Asya ve en son Özbekistan dahil Orta Asya'da yoğun olarak bulundu.

Eğer yapılan son sınıflamaya biz de itibar ediyorsak, o zaman homo neandertalis, homo sapiens’in alt türü değil ayrı bir türdür ve o da yeryüzünden silinmiştir. (Bizim akraba hariç)

Her ne kadar homo erectus’un 200 000 yıl önce yok olduğu söylense de, benim ulaştığım bir sürü kaynak, bu türü 70 000 yıl öncesine kadar da getiriyor. Bu durumda erectus’ların epey bir zaman homo sapiens ile de bir arada yaşadığı bir gerçek. Ama zeka bakımından kendilerinden üstün ve anlaşıldığı kadarıyla fethetmeye düşkün homo sapiens karşısında tutunma şansları olamamıştır. Halbuki  homo sapiens, homo erectus’a av hayvanı muamelesi yapmasaydı onlar da bugün var olabilirlerdi.

Peki, Cro-magnon adamı kimdi?

Daha önce de bahsettiğim gibi Homo sapiens 200 000 ya da 190 000 yıl önce Afrika’da var oldu ve oradan bütün dünyaya yayıldı. İşte Homo sapiens’in Avrupa’daki erken örnekleri cro-magnon’lardır. Avrupa’da 40 000 yıl kadar  önce ortaya çıkmışlardır ve tam anlamıyla bugünkü modern insana benziyorlardı. Homo sapiens’in tüm dünyadaki gelişimine  koşut olarak resim, müzik ve güzel sanatları geliştirdiler.

Çok yakın zamanda Okyanusya’da Florens adasında yeni fosiller bulundu. Bunlar bir metre boyundaydı ama bir çok nedenle homo sapiens sınıfına dahil edilmeyi hak ediyorlardı. Florens adasında farklı koşullar yüzünden bugün hala hayatta olan Komodo ejderi ya da cüce filler gibi ucube sayılacak türler gelişmişti. Bu insanlar da, adanın besin kaynakları kıt olan koşullarında küçülmüşlerdi. Üstelik bu insanların Hollandalı sömürgecilerin adaya geldikleri ilk zamanlara kadar (1800 yılları) hayatta oldukları da iddia ediliyordu. Ada insanları onlardan Ebu Gogo’lar diye bahsediyorlardı. Bilim dünyası yine karışmıştı. Bugün de hala Florens adasının bu tarih öncesi insanları üzerinde uzlaşabilmiş değiller. Birçok sınıflamada homo sapiens florensis diye geçen bu tür, birçok sınıflamada doğrudan homo florensis diye ayrı bir tür olarak adlandırılmaktadır. Öte yandan bunların  mikrosefali   hastalığından  muzdarip olarak cüce kalmış aslen hiçbir özelliği olmayan homo sapiensler olduklarını iddia eden uç görüşler de vardı

Benim gibi sizler de, şunu merak ediyor olabilirsiniz: Bilim adamları bir takım kemikler buluyorlar ve oradan yola çıkıp onların sosyal yaşantıları, adetleri v.b. bir sürü çıkarımlarda bulunuyorlar. Adeta fal bakmak gibi bir şey bu… Okuduğum örneklerin birinde, bulunan iskeletlerin birinde kafatasında bir yara olduğu, yaranın sonradan kapandığı, adamın o haliyle uzun süre daha yaşadığının anlaşıldığı yazıyordu. Buradan yola çıkarsanız, yaralı adamı koruduklarını, sosyal bir düzen  ve sahiplenme durumunun olduğunu kolayca anlarsınız. Sonra bir sürü fosil yanında değer verdiği eşyalarıyla birlikte cenin pozisyonunda gömülü bulunmuştur. Buradan, en azından ölülerini bir dinsel törenle gömdükleri, bir dini inanç sahibi olduklarını anlarsınız. Ölünün yanındaki eşyalardan belki de ölümden sonra yeniden dirilişe inandıklarını tahmin edersiniz. Bunlar benim kabaca düşündüklerim. Paleantropologlar ise benim gibi sıradan vatandaş değil, bilim adamlarıdır ve günümüzde fizik, kimya, tıp, radyoloji gibi birçok bilim disiplini ile ortak çalışmaktadırlar. Bugünkü teknik olanaklarla bulunan en küçük objeden bile bir çok sonuç çıkarılabilir.

Serdar Hakyemezoğlu yazısıdır. Kaynak kullanarak her yerde kullanabilirsiniz.


Kaynaklar:

Gizlenen Tarih Brian Haughton Koridor Yayınları 2008

http://tr.wikipedia.org/wiki/Neandertal_adam%C4%B1

http://humanorigins.si.edu/evidence/human-fossils/species/homo-sapiens

http://archaeologyinfo.com/homo-sapiens/



Kayıtlı
Karanlığa küfredeceğine, sen de bir mum yak!
  • CEVAP YAZ
  • YENİ KONU
  • HABER VER
  • OKUNMADI SAY
  • GÖNDER
  • YAZDIR
  • YENİ ANKET

GoogleTagged - Etiketler

« önceki sonraki »
 

Benzer Konularımız

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
569 Gösterim
Son İleti 19 Haziran 2008, 01:17:25
Gönderen: hazan47
14 Yanıt
3133 Gösterim
Son İleti 09 Ağustos 2013, 13:47:05
Gönderen: Destek
1 Yanıt
1011 Gösterim
Son İleti 17 Aralık 2009, 11:01:15
Gönderen: BOLULU
12 Yanıt
1296 Gösterim
Son İleti 30 Eylül 2009, 15:26:36
Gönderen: Destek
0 Yanıt
391 Gösterim
Son İleti 22 Ocak 2010, 11:07:50
Gönderen: BARIŞ
47 Yanıt
3963 Gösterim
Son İleti 25 Temmuz 2011, 10:44:49
Gönderen: adminbozkurt
0 Yanıt
844 Gösterim
Son İleti 28 Şubat 2010, 12:05:12
Gönderen: Gülsen
4 Yanıt
5439 Gösterim
Son İleti 09 Ocak 2012, 15:50:33
Gönderen: Destek
1 Yanıt
346 Gösterim
Son İleti 26 Aralık 2011, 15:53:16
Gönderen: hayatvehakan
1 Yanıt
160 Gösterim
Son İleti 04 Ağustos 2013, 01:48:01
Gönderen: Destek

Yasal uyarı
Sitemiz Bir Paylaşım Forum sitesidir. Resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir.Bu nedenle doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir.Sitemize eklenen ve yasal yaptırım getirebilecek içerikler hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır. Bildirimlerinizi dostlar@engelsizdostlar.com adresine yollayabilirsiniz.