Vallaha bırakmaz Üye Ol

Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi

LÜTFEN GİRİŞ TIKLA VEYA ÜYE OLMAK İSTİYORUM TIKLA.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz
Gelişmiş Arama  
Sayfa: 1 ... 8 9 [10]   Aşağı git

Gönderen Konu: TEMA'dan Günlük Haberler...  (Okunma sayısı 22118 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

BARIŞ

  • Moderator
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 2048
    • www.engelsizdostlar.com
TEMA'dan Günlük Haberler...
« Yanıtla #135 : 08 Haziran 2011, 12:58:29 »


Kirlilikten artık rengi yeşil !!!!!
Ege Bölgesi’nin en büyük gölü olan Bafa, can çekişiyor. Yeterli temiz su gelmediği için üzerine yeşil peltemsi bir görünüm alan gölde, acil önlem alınmazsa balıkçılık bitecek.

Aydın’ın Söke ile Muğla’nın Milas İlçesi’ni birbirine bağlayan karayolunun yanındaki Bafa Gölü’nün yeşil boya dökülmüş gibi bir görünüme bürünmesi üzerine köylüler durumu Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği’ne (EKODOSD) bildirdi.

Bunun üzerine EKODOSD üyesi bir ekip gölde inceleme yaptı. Gölün bazı kısımlarında peltemsi, bazı kısımlarında ise akıcı yeşil renkli bir maddenin, göl yüzeyini yeşile çevirdiğini belirlendi.

EKODOSD üyeleri, gölün çeşitli yerlerinden aldıkları su örneklerini laboratuvar analizleriyle, türsel ayrımlarının yapılması için Sülayman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi’ne gönderdi.
EKODOSD Bilim Danışmanı, SDÜ Eğirdir Su ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erol Kesici, Bafa Gölü’nde biyolojik kirliliğin en üst düzeyde olduğunu söyledi.

Gölün yüzey kısmını mavi-yeşil algler (cyanophyteae), dip yapısını yeşil alglerin (chlorophyta) kapladığına dikkat çeken Kesici, "Microsistit sp. ve aphanizomenon sp. türler göldeki yeşil renge neden olmaktadır. Gölün iç kısmı pelteleşmiş makroskobik alglerle kaplı. Bu tür oluşumlar Bafa Gölü gibi tatlı ve tuzlu su girişi dengesiz olan göllerde kirlilikle birlikte üst seviyeye çıkar. Göle verilen sularda da nitrat ve fosfat gibi besleyici tuzların çok olması, bilhassa yaz aylarında Bafa Gölü’nde alg artışını tetiklemekte. Bu tabakalaşmada su sıcaklığıyla birlikte, ışık alglerin çoğalmasını hızlandırmakta. Görünen manzarada azot ve fosfor gibi tuzların göl içerisinde, bu bölgelerde homojen dağılımı, gölün bu kesimlerinde alg patlamasına neden olmakta. Suları kirletilmiş olan göllerde bu durum söz konusu. Gölün içerisinde aşırı oranda askıda katı madde bulunmakta. Bunun yanı sıra Bafa Gölü’nün dip çamuru organik karakterde" dedi.
SİNEK VE KOKU ARTACAK
Rüzgarla ve dalga hareketiyle kıyıya gelen bu canlılar nedeniyle, gölde bu yıl sivrisineğe benzer bazı yöre halkı tarafından ’gümül’ adı verilen sineklerin daha da çok artacağına dikkat çeken Kesici, "Bu sinekle Bafa Gölü çevresinde rekrasyonel faaliyetleri büyük oranda olumsuz etkileyecek. Yani insanlar geceleri akşamları ışık yakamaz duruma gelecekler. Işık yaktıklarında çaylarını içemeyecekler, yemeklerini yiyemeyecekler. Sineğin dışında koku meydana gelecek. Tüm bunların nedeni, doğal bir göl olan Bafa Gölü’nün doğal yapısına yapılan müdahale ve kirlilikten kaynaklanmakta" diye konuştu.

ÇÖZÜM GÖLE TEMİZ SU VERİLMESİNDE
Kesici, Bafa Gölü’nün kurtarılmasının 1950-70 yılları arasında yapıldığı gibi göle temiz su verilmesiyle mümkün olabileceğini ileri sürdü. Kesici çözüm önerilerini, "Organik dip yapısının ve askıdaki katı maddelerin uzaklaştırılması, gölün iç ve dış yükler tarafından kirletilmemesi, doğal yapısında göle nasıl su giriyorsa, o sistemin tekrar sağlanması, temiz suyun verilip, göldeki biyolojik zenginliğin artırılması" olarak sıraladı.

BALIKÇILAR ŞİKAYETÇİ
EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, göldeki bu durumundan en çok rahatsız olanların ise balıkçılar olduğunu söyledi.

Sürücü, balıkçıların Menderes Nehri’nden verilen suyla birlikte bu görüntünün oluştuğunu iddia ettiğini belirterek, "Mağdur durumda olduklarını, ağlarını attıklarında tüm gözlerin bu maddelerle kaplandığını, balık avlayamadıklarını anlatıyorlar. Ağlarına takılan peltemsi maddelerle kaldıramadıklarından, kesmek zorunda kaldıklarını belirtiyorlar. Bafa kıyısında dolaştığımız köylerde ışığa çok sinek geldiğini, sabah olduğunda sinekleri küreklerle temizlendiğine tanık olduk" diye konuştu.
Kayıtlı
canım sıkkın ßu araLar ..kendi dünyamın çaresizLiği içerisinde...daLıp gidiyorum..

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
TEMA'dan Günlük Haberler...
« Yanıtla #136 : 08 Haziran 2011, 13:21:54 »



Zaman içerisinde gereken önlemler alınsa bu kirliliği ve çevre felaketlerini kesinlikle yaşamayacaktı balıkçılar.
Başları sıkışınca, Akademisyenlerden gerekse çevre bilimci ve destekçilerinden şimdi yardım istiyorlar.

İnşALLAH müdahele ederlerde bir an önce tedbirlerini alırlar, Bu arada Meşhur bafa gölümüzde kurtulur...

Barış emeklerine sağlık harika bir paylaşım...  Bravo.



Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
TEMA'dan Günlük Haberler...
« Yanıtla #137 : 11 Haziran 2011, 08:33:17 »


   

Toprağı, Suyu, Ormanı Bereketli, Toplumu Mutlu Bir Türkiye İçin, Eko-Siyaset!..



Saygılarımızla;   

Toprağına Sahip Çık !                                               TEMA Vakfı 
Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
TEMA'dan Günlük Haberler...
« Yanıtla #138 : 22 Haziran 2011, 11:05:36 »

Greenpeace Akdeniz ve TEMA Vakfı, Nükleer Enerjiye Birlikte “Hayır !” Dedi.

TEMA Vakfı, Greenpeace Akdeniz’in İstanbul Taksim Meydanı’nda başlattığı nükleer karşıtı eyleme destek verdi. TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Deniz Ataç ve TEMA Vakfı çalışanları, eylemin altıncı gününde Taksim Meydanı’ndaki eylem alanını ziyaret etti.

TEMA ekibini Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü Uygar Özesmi karşıladı. Özesmi,  "Greenpeace olarak TEMA Vakfı'nın Nükleersiz Türkiye Kampımızın altıncı gününde yaptığı ziyaret bize daha da fazla güç veriyor. Taksim'de sürdürülen bu eylem ile çevreyi ve yaşamı yok eden enerjilerle mücadelemizde ortak bir adım atılıyor. Bu mücadelemizde TEMA Vakfı'nın da bize verdiği destekle çevre hareketini güçlendirmek adına çok önemli bir adım atılacağına inanıyoruz." dedi.

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Deniz Ataç ise, “TEMA Vakfı olarak nükleer enerjiye karşıyız ve Greenpeace Akdeniz’in nükleer karşıtı kampanyasına destek veriyoruz. Ülkemizin enerjide önceliğinin verimlilik ve temiz enerji olduğuna inanıyoruz. Büyük yatırımlar yapılırken İnsanı ve ekosistemi ayrı düşünen anlayıştan vazgeçilmeli, tüm canlıların yaşam hakkı gözetilmelidir” dedi.

TEMA Vakfı Gönüllüleri, önümüzdeki günlerde de Greenpeace’nin nükleer karşıtı eylemine destek vermeye devam edecek.










Saygılarımızla;   

Toprağına Sahip Çık !                                                           TEMA Vakfı



Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
TEMA'dan Günlük Haberler...
« Yanıtla #139 : 01 Temmuz 2011, 06:41:57 »


Anız Yakan Geleceğini Yakar !..

Ülkemizde hububat ekimi yapılan 13,1 milyon hektar arazinin yaklaşık % 30’nda 6 milyon tondan fazla köklü hububat sapının (anız) yakıldığı tahmin edilmekte ve bu rakam her geçen gün endişe verici şekilde artmaktadır.  Hasat sonrasında tarlada kalan anızın yeni ekim öncesinde temizlenmesi gereklidir. Ancak, bu temizleme işleminin yakılarak yapılması topraklarımıza, ormanlarımıza, su varlığımıza, biyolojik çeşitliliğimize ve ekonomimize büyük zarar vermektedir.

Anızın yakılması sırasında toprakta yaşayan, onu besleyen, havalandıran, verimli kılan milyonlarca canlı mikroorganizma yok olur, toprağı besleyecek organik atıklar ortadan kalkar, toprak fakirleşir, verim gücü düşer. Üzeri çıplak kalan toprak, rüzgar ve sellerle taşınarak erozyona uğrar, yağış suyu yer altı su kaynaklarına ulaşamaz, doğal denge bozulur. Öte yandan anız yangınları yakındaki diğer tarla ve bahçelere sıçrayabildiği gibi orman yangınlarına hatta yerleşim alanlarının yanmasına da sebep olur.

Tarladaki anız kesinlikle yakılarak temizlenmemelidir. Bu yöntem yasadışı olduğu gibi, başta toprak olmak üzere doğal varlıklara zarar vermekte, ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Anızı tarladan temizlemek için mümkün olduğunca toprağa yakın hasat yapılmalı,  toprak işleme aleti ve gerekirse hasat sonrasında sap parçalayıcı ve dağıtıcı alet (hache paille) kullanılmalıdır. Bir diğer yöntem anızı temizlemeden, anıza ekim aleti kullanılmasıdır.

Ülke topraklarımızın % 76’dan fazlasında organik madde eksikliği vardır. Anız gübreye dönüştürülerek tekrar toprağa verildiğinde, toprak organik madde açısından zenginleşir, toprağı verimli kılan mikroorganizmalara besin sağlanır, toprağın neminin korunmasına katkı sağlanır, toprağın verimi artar, çiftçi daha fazla ürün alır ve ürünün tadı, kokusu daha güzel olur. Ayrıca, topraktaki bitki örtüsü tahrip olmadığı için rüzgar ya da su ile taşınmaz, böylece erozyondan korunmuş olur.

TEMA Vakfı, anız yakılmadığı takdirde toprağın daha verimli olacağına ve bir sonraki yıl daha fazla ürün alınacağına dikkat çekerek Çiftçilere “ Anız Yakmayın, Geleceğinizi Yakmayın” çağrısında bulunmaktadır. Ayrıca anızların yakılarak temizlenmesine engel olunması için İl ve İlçelerdeki mülki idare amirleri ve kolluk kuvvetleri göreve çağrılmaktadır. Başta kamu görevlileri ve muhtarlar olmak üzere halkımız anız yakanlar hakkında cezai işlem yapılmasına yardımcı olmalıdır.





Saygılarımızla;   

Toprağına Sahip Çık !                                            TEMA Vakfı 


Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
TEMA'dan Günlük Haberler...
« Yanıtla #140 : 13 Temmuz 2011, 10:39:17 »

Kaçkar Projesi Sonuçlarıyla Umut Oldu!

Proje Doğayı Koruyarak Kalkınmanın Mümkün Olduğunu Gösterdi
Avrupa Birliği ve TEMA Vakfı finansmanıyla hayata geçirilen Kaçkar Dağları Sürdürülebilir Orman Kullanımı ve Koruma Projesi bölgede doğayı koruyarak kalkınmanın mümkün olduğunu ortaya koydu. Yaklaşık beş yıl süren ve TEMA Vakfı ile Proje Ortakları* tarafından yürütülen projenin kapanışı Büyükelçi, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Marc Pierini, Artvin Valisi Mustafa Yemlihalıoğlu, TEMA Vakfı Genel Müdürü Proje Koordinatörü Prof. Dr. Orhan Doğan ve basın mensuplarının katılımıyla Artvin Yusufeli’nde yapıldı. Proje kapsamında tüm ilgili aktörlerin aktif katılımıyla hazırlanan “Kaçkar Dağları Yönetim Planı” kamuoyuna sunuldu. Projenin başarılı sonuçlarının devamına yönelik “Kaçkar Dağları Koruma ve Geliştirme Birliği”nin kurulması için girişimler başladı.

Proje adına açıklama yapan TEMA Vakfı Genel Müdürü Proje Koordinatörü Prof. Dr. Orhan Doğan, “Kaçkar Dağları’nı korumak için başlattığımız ortak çabaların sonucu gurur verici. Elde edilen gelişmelerin sürdürülmesi ve yaygınlaştırılması için hepimiz bundan sonra da çalışmaya devam edeceğiz. Hazırlanan plan, projenin aktörü tüm kurumlar için önemli bir yol haritasıdır.” dedi. 

Dünya’nın biyoçeşitlilik açısından kuzeydeki en sıcak noktası Kaçkarların barındırdığı biyoloji çeşitliliği ve yaban hayatını korumak amacıyla 2007 yılında Avrupa Birliği desteğiyle yola çıkan proje, en çağdaş araştırma yöntemlerini uygulayarak Kaçkar Dağları’nın doğal değerlerini keşfetti. Bir yandan ilgili kamu kurumlarıyla birlikte bu değerleri koruyacak ve artıracak araçları geliştirirken, diğer yandan yöre halkına da bu değerlere sahip çıkarak gelirlerini artırmanın yollarını gösterdi.

Kaçkar Dağları Projesi İçin 2 Milyon Avro Harcandı
Kaçkar Dağları Projesi, 4 yıl 8 ay sürdü, yaklaşık 2 milyon Avro harcandı. Proje boyunca görev yapan 10 kişilik proje ekibine, ayrıca yaban hayatı, biyoçeşitlilik verileri ve coğrafi bilgi sistemleri uzmanları eşlik etti. Uzmanlık gerektiren proje etkinliklerinde 70’ten fazla danışman, 1.250 gün çalıştı. Sadece projeye ait iki araç İstanbul’un üçte biri büyüklüğündeki 1.800 km2’lik proje bölgesinde 200 bin km’den fazla yol kat etti. Yaptıkları yol ile dünyanın etrafında 16 kez dolaşmaya yetecek kadar kilometre kat etmiş oldu.

Yürütülen envanter çalışmalarıyla Türkiye için yeni bir bitki türü keşfedildi, yalnızca Türkiye’de bulunan ve nesli tehlike altında olan onlarca bitki ve hayvan türü, doğal yaşlı ormanlar, anıt ağaçlar saptandı. Proje kapsamında Türkiye’de ilk kez Vaşak görüntülenirken, bozayılar uydu vericileri ile takip altına alındı. Sadece Yusufeli’nin kelebek varlığının İngiltere’nin beş katı olduğu dünyaya ilan edildi.

Bölgede yetişen ürünlerin değerinde satılabilmesi için Soğuk Hava Deposu kuruldu. Örnek Sebze-Meyve Kurutma Tesisi inşa edildi, çiftçilere eğitimler verildi, yem bitkisi ekimi, arıcılık, meyvecilik, orman ürünlerinin değerlendirilmesi gibi faaliyetler desteklendi. Nesli tehlike altında olan kırmızı benekli alabalığın hem yöre ekonomisine hem de doğaya kazandırılması amacıyla, yerel bir girişimciye verilen destekle alandaki ilk Kırmızı Benekli Alabalık Üretme Çiftliği kuruldu. Bölge halkının endişeleri dikkate alınarak proje alanını tehdit eden Hidroelektrik Santraller ile ilgili Barhal Vadisi HES Etkileri Uzman Raporu hazırlandı ve halkı bilinçlendirmeye yönelik toplantılar düzenlendi.

Kaçkar Dağları Projesi kapsamında yürütülen çalışmalarda Kaçkarlar’ın doğa turizmi için büyük bir potansiyele sahip olduğu tespit edildi. Fotoğrafçılık, kuş, kelebek ve yaban hayatı gözlemciliği gibi doğa dostu etkinliklerin yanı sıra trekking, rafting, dağ bisikleti gibi gelir getirici doğa turizmi ürünleri geliştirildi.

Proje sonucunda elde edilen “Kaçkar Dağları Yönetim Planı”nın sahiplenerek uygulanması ve Türkiye’ye örnek olması hedefleniyor.


(*) Proje Ortakları: TEMA Vakfı, ODTÜ, Doğa Koruma Merkezi (DKM), Çevre ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü (OGM), Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMPGM), Artvin Kültür ve Yardımlaşma Derneği (AKYD)| Destekçiler: Tarımsal Üretimi Geliştirme Genel Müdürlüğü (TÜGEM), BTC Boru Hattı Şirketi, CitiBank, İZODER ve Artvin Valiliğ




Saygılarımızla;   

Toprağına Sahip Çık !                                                       TEMA Vakfı 
Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
TEMA'dan Günlük Haberler...
« Yanıtla #141 : 01 Ağustos 2011, 11:30:34 »



Anayasa Mahkemesi’nin 2008/35 E. ve 2011/65 K. Sayılı Kararı Hakkında TEMA Görüşü

Verimli Tarım Arazilerimizin Talan Edilmesi Toplumun Yaşam Güvenliğine İpotek Koymak Demektir



Anayasa Mahkemesi; 2008/35 E. ve 2011/65 K. Sayılı Kararında “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununu” değiştiren 5751 sayılı Kanunun iptali istenen bir maddesi hakkında “ret kararı” vermiştir. 

Öncelikle ayni doğrultuda hüküm içeren 5578 sayılı Kanun ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanununa eklenen Geçici Md. 5 hakkında 19.02.2007 tarihinde (2007/18 E. 2007/19 K.) yürürlüğün durdurulması kararı veren Anayasa Mahkemesinin, bu kez ayni madde yerine 5751 sayılı Kanun ile getirilen Geçici Md. 4 hakkında yukarıdaki paragrafta belirtilen ret kararını vermesini hukuken anlamak mümkün değildir.

Özellikle karar gerekçesi içerisinde yer alan;

“Söz konusu Yasa’da yer alan iptali istenen kuralın da tarım arazisi niteliğini kaybetmiş, toprak vasfını tekrar kazanması mümkün olmayan arazilerin yasal statüye kavuşturulup ekonomiye kazandırılması ve bu gibi arazilerde yatırım yapmış olan vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi için kamu yararı amacıyla öngörüldüğü, bu düzenlemenin de anayasal sınırlar içinde yasa koyucunun takdirinde olduğu açıktır.”

cümlesi ile somut ülke gerçeklerini yan yana koyduğumuzda, kararın ne kadar iç acıtıcı olduğu ortadadır.

TEMA Vakfı; yargı adına da olsa, toprak varlığımızın amaç dışı kullanımlarla yok edilmesi süreçlerine, her koşulda inançla ve kararlılıkla karşı durmayı, ulusal ve toplumsal sorumluluk ve ödev bilmektedir.

Anayasa Mahkemesi’nin verimli tarım arazilerinin izinsiz olarak tarım dışı amaçlarla kullanımına özel olanak sağlayan 5751 sayılı Kanunun bir maddesinin iptali isteminin reddi kararı, verimli arazilere yönelen talan ve betonlaştırma niyet ve girişimlerini cesaretlendirmiş ve tehlikeyi daha da ağırlaştırmıştır. Söz konusu karar ile hukuku ve kamu yönetimi kurallarını hiçe sayarak, üstelik konu hakkında verilmiş Danıştay ve İdare Mahkemesi kararlarına da aldırmayarak verimli araziye izinsiz olarak tarım dışı yatırım yapanlara yol açılmıştır. Hukuku, kamu yönetimi kurallarını ve kesinleşmiş mahkeme kararlarını hiçe sayarak izinsiz yatırımlarını devam ettirenlerin arasında çokuluslu yabancı firmaların da bulunması, ulusal egemenliğimiz bakımından da endişe vericidir.

Hiç kuşkusuz; Türkiye’nin tarım dışındaki birçok sektör ve hizmet alanının gelişmesi için de arazi kullanımına ihtiyacı vardır. Tarım dışındaki bu sektör ve hizmet alanları için verimli tarım alanları dışında yeterli arazi bulmak mümkündür. Çünkü, ülkemizin toplam arazisinin ancak sekizde biri, tarım arazisinin ise ancak üçte biri verimli arazidir. Alt yapının götürülmesi durumunda niteliksiz her arazide her türlü tarım dışı yatırım gerçekleşebilir, ancak toplumun yaşamı için zorunlu olan üretimin, ancak verimli arazilerden sağlanacağı gerçeği unutulmamalıdır.

Tarım dışı amaçlar için çok geniş alternatif araziler varken, toplumun yaşam güvencesini oluşturan verimli tarım alanlarını tarım dışı betonlaşmaya açmak, toplumun geleceğine ipotek koymak anlamına gelmektedir. Bir avuç toprak; üretilemez kaynaktır. Bu ülkenin tarım için, yani toplumun yaşamının sürdürülmesi için, artık üretebileceği bir metre kare arazisi kalmamıştır.

Sonuç olarak, Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu karar, verimli arazi kaybına yol açacak bir mahiyettedir. TEMA Vakfı olarak bu kararın toplumun sağlıklı geleceği bakımından son derece sakıncalı yeni talan süreçlerini tetiklemesinden ve artırmasından kaygı duymaktayız. TEMA Vakfı; Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun, “toprak varlığımızın özenle korunması” yönünde değiştirilmesi için, her türlü çabayı göstermeyi görev kabul etmektedir.
Saygıyla kamuoyuna duyurulur.





Saygılarımızla;   

Toprağına Sahip Çık !                                             TEMA Vakfı 



http://www.tema.org.tr/SayfaBilesenleri/HaberSayfasi.aspx?id=324


Kayıtlı

BARIŞ

  • Moderator
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 2048
    • www.engelsizdostlar.com
TEMA'dan Günlük Haberler...
« Yanıtla #142 : 09 Ağustos 2011, 13:10:43 »

Bodrum'da çevre felaketi

bodrum'a bağli güvercinlik köyü'nde aritma tesisinden tonlarca atik su koya akiyor.


[izlesene=432,344]4271783[/izlesene]
Kayıtlı
canım sıkkın ßu araLar ..kendi dünyamın çaresizLiği içerisinde...daLıp gidiyorum..

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
Bu Bayram Farklı Olun....
« Yanıtla #143 : 13 Ağustos 2011, 10:17:45 »


Bu Bayram Farklı Olun, Sevdiklerinize Bayram Kartı Gönderin


Telefon, e-posta, cep telefonu, SMS, 3 G, bizi yakınlarımıza, müşterilerimize en hızlı şekilde ulaştırıyor. Bayramda siz yine hızlı haberleşme araçlarından vazgeçmeyin ama; değişiklik yapıp bayram kartı gönderin, farklı olun. Böylece hem bayramda eski bir geleneğimizi canlandırmış olacak, hem yakınlarınız ve müşterilerinizin bayramını farklı bir şekilde kutlayacak, hem de geliri TEMA Vakfı projelerinde kullanılan TEMA kartlarını satın alarak doğaya armağan vermiş olacaksınız. TEMA kartlarını TEMA Kartpostal Kataloğu’ndan veya www.tema.org.tr adresli web sitemizden seçebilir, (0212) 283 78 16 (Dahili:126) numaralı telefonumuzdan sipariş verebilirsiniz. TEMA kartları, 50’lik paketlerde özel zarfları ile birlikte KDV dahil 40 TL’den satışa sunulmuştur.

http://www.tema.org.tr/SayfaBilesenleri/HaberSayfasi.aspx?id=325


Saygılarımızla;    

Toprağına Sahip Çık !                                                      TEMA Vakfı  
Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com


MEB ve TEMA Birlikte, Türkiye’nin İlk Ekolojik Okuryazarlık Öğretmen Eğitimini Başlattı



Milli Eğitim Bakanlığı ve TEMA Vakfı el ele vererek, dünyada nadir, Türkiye’de ise ilk kez uygulanacak Ekolojik Okuryazarlık Öğretmen Eğitimini, Yalova’da başlattı. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı ile aynı gün başlatılan iki hafta süreli eğitimin öğrencileri, Türkiye’nin değişik illerinden eğitime katılan 85 öğretmen oldu. Proje ile verilen eğitimle, 4 yılda 81 ilden 400 eğitici öğretmen Ekolojik Okuryazar olacak ve ülkemizin dört bir köşesinde yeni Ekolojik Okuryazar öğretmenler olması için eğitim verecekler.

Ekolojik Okuryazarlık Öğretmen Eğitimi’nin açılış toplantısı nedeniyle 19 Eylül 2011 tarihinde Yalova’da bulunan Karaca Arboretum’da düzenlenen törene Milli Eğitim Bakanı Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Halis Yunus Ersöz, Yalova Valisi Esengül Civelek, Yalova Büyükşehir Belediye Başkanı Yakup Koçal, Yalova Orman İşletme Müdürü Mehmet Özdemir, Yalova Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Selim Karahan, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Sebahattin Binyay, Yalova Hizmetiçi Eğitim Enstitüsü Müdürü Hamdi Şahin, Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Müdürü Emin Ergun, TEMA Vakfı Kurucu Onur Başkanı Hayrettin Karaca ve TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Deniz Ataç katıldı. 

Toplantıda Ekolojik Okuryazarlık Öğretmen Eğitimi’nin TEMA Vakfı’nın uzun yıllardır hayata geçirmeyi hayal ettiği bir proje olduğunun ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın destekleri ile başlatıldığının altı çizildi. Doğayı seven, dilinden anlayan, doğanın kuralları ile yaşamayı bilen, ihtiyacı kadar tüketen, bilgili ve bilinçli öğretmenlerin yetiştirileceğinin ve bu öğretmelerin de meslektaşlarına aynı bilgi birikimini aktararak, çocuklarımızın, torunlarımızın bu bilinçle yetiştirilmesini sağlayacakları ifade edildi.

Ekolojik Okuryazar; doğanın ilkelerini ve sınırlarını bilen ve doğayla uyumlu yaşamayı ilke edinmiş kişidir. Ekolojik Okuryazarın en önemli özelliği kendine ve çevresine doğru soruları sormaktır.

-Yeryüzü neresidir? Yeryüzünü ne kadar tanıyoruz?
-Ağacın dili var mıdır? Varsa bize neler anlatır?
-Doğada her şey sınırsız mıdır?
-Doğa yaşamın devamını, sürekliliğini nasıl sağlıyor?
-Ürettiğimiz ve tükettiğimiz ürün ve hizmetlerin doğaya ve insana etkilerini biliyor muyuz? Bilmek istiyor muyuz?

Ekolojik Okuryazarlık” eğitimi ile Türkiye’de bir ilk gerçekleşecek, doğa konularında ‘okur ve yazar’, yani ‘bilen ve uygulayan’ nesillerin olması adına çok önemli bir adım atılmış olacaktır. Doğada her şey birbirine bağlıdır, her şey bir yere gider, hiçbir şey sonsuz değildir ve son sözü doğa söyler. Eğitime katılan öğretmenler, bu ilkelerin günlük yaşamdaki yerini ve bu ilkelerle uyumlu yaşamın Türkiye ve dünyadaki örneklerini öğrenme fırsatı bulacaklar.

Birinci Ekolojik Okuryazarlık Öğretmen Eğitimi, 19-30 Eylül 2011 tarihleri arasında Milli Eğitim Bakanlığı Esenköy Hizmet İçi Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü Tesisleri’nde uygulanacak. Uygulamalı ve teorik eğitimler, Prof. Dr. Murat Altın, Prof. Dr. Koray Haktanır, Doç. Dr. Ufuk Özdağ, Dr. Uğur Zeydanlı ve Dr. Zeynep Kılıç gibi çok değerli bilim insanlarımızın katılımıyla gerçekleşecek.



  



Saygılarımızla;   

Toprağına Sahip Çık !                                                                 TEMA Vakfı 
           
Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
TEMA'dan Günlük Haberler...
« Yanıtla #145 : 11 Ekim 2011, 11:54:38 »




Koşan Adam TEMA için Likya Yolu’nda!

Milli Sporcumuz Kemal Özdemir 24 Eylül-2 Ekim tarihleri arasında Likya Ultra Maratonu’nda TEMA İçin Koşuyor.


Koşan Adam Kemal Özdemir, dünya çapında en zorlu parkurlar arasına girmeye aday tarihi Likya Yolu’nun 240 km’lik bölümünde TEMA Vakfı’nın ağaçlandırma çalışmalarına dikkat çekmek amacıyla koşuyor. Türkiye’de düzenlenen ilk ‘ultra maraton’ olma özelliğini taşıyan Likya Maratonu, 24 Eylül-2 Ekim 2011 tarihleri arasında Fethiye ve Antalya arasında koşulacak. Sporcular 6 gün boyunca doğada tek başlarına parkuru tamamlamak için mücadele edecekler.

Koşan Adam Kemal Özdemir’in TEMA Vakfı’na olan desteğini kamuoyuna duyurmak üzere, 23 Eylül 2011 tarihinde maratonun başlangıç noktası olan Fethiye’de basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan Kemal Özdemir, “2011 yılı BM tarafından Uluslararası Ormanlar Yılı ilan edildi. Toprağımızın, suyumuzun, doğamızın korunması için mücadele eden TEMA Vakfı’nın ağaçlandırma çalışmalarına destek vermek ve halkımızı fidan dikmeye çağırmak için Likya Maratonu’nun zorlu parkurunda koşmaya karar verdim. Maraton süresince TEMA Vakfı aracılığı ile yapılacak fidan bağışları bana güç verecek. 26 Eylül-2 Ekim tarihleri arasında TEMA web sitesinde maraton parkurunun neresinde olduğumu görebileceksiniz.  Koştuğum sürece fidan bağışlarınızla TEMA’ya destek olabilir, çocuklarımıza ve torunlarımıza yaşanabilir bir gelecek bırakmak için küçük de olsa bir adım atabilirsiniz.” dedi.

TEMA Vakfı için koşan 51 yaşındaki milli sporcumuz Kemal Özdemir, İstanbul Üniversitesi Spor Akademisi’nde öğretim görevlisi ve Deniz Harp Okulu’nda baş antrenör olarak görev yaptı. Çok küçük yaşta sol kolunu kaybetmesine rağmen normal maratonlarda, sağlıklı sporcularla yan yana yarışan Koşan Adam, 2006 Hollanda Dünya Şampiyonası’nda maratonda altıncı, 2007’de Çek Cumhuriyeti’nde 5000 metrede birinci, 2008 Pekin Paralimpik Olimpiyat oyunlarında yarışan tek Türk atlet olarak onüçüncü oldu.

Likya Maratonu boyunca Koşan Adam www.tema.org.tr’den takip edilebilecek ve yine web sitesi üzerinde fidan bağışı yapılabilecek. Ayrıca, Likya Yolu’nı içeren güzergahlarda TEMA Temsilci ve Gönüllü Sorumluları, Doğa İçin Koşan Adam Kemal Özdemir’i destekleyecekler.



Saygılarımızla;   

Toprağına Sahip Çık !                                          TEMA Vakfı 
Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
Sakız Ağaçlarına Sevgi Aşılıyoruz
« Yanıtla #146 : 02 Kasım 2011, 08:51:29 »


                                                         

Sakız Ağaçlarına Sevgi Aşılıyoruz Projesi’nde yeni bir dönem başlıyor

Falım ve TEMA Sakız Ağacı Klon Parkı Oluşturacak Falım ve TEMA Vakfı, 3 yıldır birlikte yürüttüğü Sakız Ağaçlarına Sevgi Aşılıyoruz projesini 2016 yılına kadar sürdürmek üzere işbirliklerini tazeledi. Çeşme Yarımadası'nda yer alan sakız ağaçlarının rehabilite edilmesine devam edecek olan iki kurum, yeni dönemde klonlama yöntemine geçecek. Bölgede sürdürülen rehabilitasyon çalışmalarında, klonlama yöntemiyle verimli sakız ağaçlarının gen kaynakları koruma altına alınacak.


Falım ve TEMA Vakfı işbirliğiyle, Türkiye’nin yerel ve ekonomik değerlerinden biri olan Sakız Ağacını bölgeye ve Türkiye ekonomisine yeniden kazandırmak amacıyla Ekim 2008’de başlatılan “Sakız Ağaçlarına Sevgi Aşılıyoruz” Projesi, yeni bir döneme başlıyor.

Bugüne dek 3 bine yakın fidan dikiminin yanı sıra çok sayıda canlandırma ve aşılamanın gerçekleştirildiği projenin 2016 yılına kadar sürdürülmesi kararını alan Falım ve TEMA Vakfı, önümüzdeki 4 yılda uygulayacağı klonlama yöntemiyle sakız ağaçlarını yok olma tehlikesine karşı güvence altına alarak, verimliliklerini artıracak.

“Sakız Ağaçlarına Sevgi Aşılıyoruz” Türkiye’nin projesi
Düzenlenen basın toplantısında yeni dönem çalışma stratejilerine değinen Kraft Türkiye Genel Müdürü Kostas Vlachos, “Biz ne sakız ağacını sadece bir ağaç, ne de bu projeyi basit bir ağaçlandırma projesi olarak görüyoruz. Sakız ağacı, binlerce yıllık bir geleneği peşinden sürükleyen özel bir tür. Ekonomik değeri, doğaya katkıları, sakızı ve insanlarla arasındaki gönül bağıyla, sakızağacını bu toprakların ve bu kültürün bir mirası olarak değerlendiriyoruz. Bu proje yalnızca Çeşme Yarımadası’nın değil, Türkiye’nin bir projesi. Bu nedenle önümüzdeki yıllarda projemize yeni yöntemlerle devam etmek üzere TEMA ile işbirliğimizi 2016’ya kadar sürdürme kararı aldık” dedi.

Sakız ağacı projesinin heyecanla sarıldığı bir proje olduğunu belirten TEMA Onursal Kurucu Başkanı A. Nihat Gökyiğit, doğayla dost üretim sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğini ve sakız ağacı projesinin bu anlamda çok değerli olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: “Proje, peyzaj bakımından çok gösterişli, her daim yeşil olan bu ağacın verimli hale getirilmesi, yaşatılması ve genişletilmesini teşvik edecek. Yabani sakız ağaçlarının verimli hale getirilmesinde, çok sabır ve teknik araştırmalar gerektiren çalışmalarımız, ümitli neticeler vermeye başladı. Falım’ın desteğiyle çalışmalarımız ivme kazandı. Bu nedenle desteğini sürdüren Falım’a TEMA’nın takdirlerini ifade etmek isterim.”

Sakız ağaçları dinamik olarak yönetilen güvenli bir alanda korunacak
Yeni dönemde yapılacak olanlar çalışmalara değinen TEMA Genel Müdür Vekili Dr. Hikmet Öztürk, projeyle tehlike altındaki verimli sakız ağaçlarının oluşturduğu üstün gen kaynaklarının güvenli bir alanda korunmasının sağlanacağını belirtti: “Klonlama, bugün doğada birçok alanda kullanılan bilimsel bir yöntem. Aslında bir menekşe sürgününü alıp suda köklendirdikten sonra başka bir saksıda büyütmek de bir klonlamadır. Çeşme Yarımadası’nda belirlediğimiz verimi yüksek tüm sakız ağaçlarını, aşı kalemleri almak için kaynak ağaç olarak kullanacağız. Aldığımız aşı kalemlerini altlık fidanlara aşılayacağız. Üretilen aşılı fidanları özel bir desenle araziye dikilecek. Diktiğimiz fidanlar sağlıkla büyüyerek verimli bir sakızlığa dönüşecek.”

Tesiste yer alan fidanlarla uzun vadede verimli bir sakızlık alan oluşturmanın mümkün olacağına da değinen Öztürk, “2016 yılına kadar devam edeceğimiz klon parkı tesisi ile tehlike altındaki sakız ağaçlarımızı artık yok olma tehlikesine karşı daha güvenilir bir alanda güvence altına alıp, verimliklerini de garanti altına almış olacağız” dedi.

Sakız Ağacını herkes tanıyacak
Projenin tanıtımı ve farkındalık yaratılması konularında gerçekleştirdiği çalışmalardan bahseden Kraft Türkiye Sakız Grubu Pazarlama Müdürü Nalan Özgür de sakız ağacı hakkında başvuru kaynağı eksikliğinin giderilmesi, aynı zamanda doğru bilgilerin halk arasında da yayılmasını sağlamak amacıyla hazırlanan kitap ve internet sitesine dair bilgileri basınla paylaştı. 

Sakız Ağacı Projesi için internet üzerinde oluşturulan interaktif bilgi paylaşım platformu www.sakizagacim.com adresinden yayın yapacak. Sitede proje bilgilerinden sakız ağacı ve sakız ile yapılan yemek tariflerine kadar pek çok bilgi yer alacak.





"Sakız Ağaçlarına Sevgi Aşılıyoruz" Projesi, Ege'nin mucizesi olarak anılan ve yok olma tehdidi ile karşı karşıya olan sakız ağaçlarını, anavatanı olan ülkemize yeniden kazandırmak amacıyla 2008 yılında Falım ve TEMA Vakfı işbirliği ile başlatıldı. Proje, 2 bin yıldır çiğnenen damla sakızının elde edildiği sakız ağacı ile Türkiye’de yılda 2.5 milyar adet satılarak en çok çiğnenen sakız markası olan Falım arasında doğal bir evlilik gerçekleştirdi.



“Sakız Ağaçlarına Sevgi Aşılıyoruz” Projesi Hakkında

Proje kapsamında İzmir, Çeşme yolu üzerinde İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’ne ait yaklaşık 149 Hektar büyüklüğündeki arazide yaratılan örnek alanda mevcut sakızlar rehabilite ediliyor ve yeni sakız fidanları dikiliyor. 3 yıldır titizlikle yürütülen çalışmalar sonucunda şimdiye kadar 3000’e yakın yeni sakız ağacı fidanı dikildi.





Saygılarımızla;   

Toprağına Sahip Çık !                                                           TEMA Vakfı 
Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
TEMA, Yaşama Sahip Çıkmaya Yine de Devam Edecek...
« Yanıtla #147 : 11 Aralık 2011, 10:19:33 »




TEMA, Yaşama Sahip Çıkmaya Yine de Devam Edecek




TEMA Vakfı olarak kuruluşumuzdan bu yana toprağımıza, ormanlarımıza, suyumuza, kısacası doğaya ve yaşama sahip çıkmayı her şeyin önüne koyduk. Doğal varlıklarını yok eden, insanlarına doğayla tam uyumlu ve insanca bir yaşam sunamayan toplumların hastalanacağına, varlıklarını sürdüremeyeceğine inandık. Attığımız her adımı, yaptığımız her işi bu bütünlükçü felsefeyle ve halkımızdan her daim aldığımız destekle gerçekleştirdik.

TEMA Yapıcı Mücadelesini Yanlışlara Karşı Yürütür

TEMA’ya duyulan güven ve verilen destekle bugüne dek milyonlarca hektar toprağı ağaçlandırdık, meraları ıslah ettik, onlarca kırsal kalkınma projesi gerçekleştirdik. Doğaya zarar verdiğini düşündüğümüz proje ve politikaları eleştirdik, hukuksal yollarla mücadelemizi verdik. Bunları yaparken hep yapıcı olduk, mücadelemizi kişi ve kurumların kendilerine değil, yaptıkları yanlışlara karşı yürüttük.

Polemik ve çatışmanın değil, “Daha yeşil bir Türkiye” için çözümlerin peşinde olduk. TEMA Vakfı olarak büyük hassasiyetle sahiplendiğimiz bu yapıcı söylem ve tutuma bazı çevrelerde dikkat edilmediğini büyük bir üzüntü ve şaşkınlıkla izliyoruz. Son dönemlerde çıkan haberlerde de bu tutumun bir yansıması olarak, Türkiye’deki HES projelerini eleştiren ve bunlara karşı meşru mücadele verenlerin çevreci kisvesi altında hainlikle, ülkeyi sevmemekle, Türkiye’nin gelişmesini istememekle ve bunun için yurtdışından finanse edilmekle itham edildiğini gördük.

İçi Boş Söylemler Ülkemizin Geleceğine Zarar Verir

Demokrasinin bir gereği olarak her türlü fikir, söylem ve kurum eleştirilebilirdir. Ancak ne TEMA Vakfı, ne de Türkiye’de çevre ve ekoloji mücadelesi veren diğer kurum ve gruplar bunun gibi ithamları hak ediyor. Dahası, Türkiye’de çevre ve enerji tartışmalarını bu tür içi boş söylemler üzerinden yürütmenin de ülkemizin geleceğine katkı sağlamaktan çok zarar vereceğini düşünüyoruz.
Enerji Sorununun Çözümü Enerji Verimliliği ve Yenilenebilir Enerjidir.
TEMA Vakfı olarak nehir tipi HES’ler ve enerji konusundaki duruşumuzu 2009’da yayınladığımız raporda açık olarak ifade ettik. Bu raporda “enerji sorununun çözümü olarak enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjiyi” işaret ettik. Planlanan 2.000 HES’in tamamlanış tarihi olan 2023’te, ülkemizin enerji talebinin sadece %5’ini karşılayabileceğini hatırlattık. Yerel halk ve STK’ların doğrudan ve karar verici payda olarak katılamadığı süreçlerle, bütüncül havza esaslı analizler yapılmadan gerçekleştirilen HES projelerinin vereceği “geri dönülemez” zararlara dikkat çektik.

Suyun bir kaynak ya da ticari mal değil, herkesin yaşamını sürdürebilmek için ulaşmaya hakkının olduğu doğal bir varlık, ekolojik sistemin bir parçası olduğunu hatırlattık.

Enerjide dışa bağımlılıktan kurtulmamızın yolunun alelacele lisansı verilen yüzlerce HES inşasından, nehir tipi veya nükleer enerjiden değil, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjiden geçtiğini söyledik.

Bu görüşleri oluştururken “daha güzel yarınları” ve hem ekolojik, hem de sosyo-ekonomik faydaları bir araya getirdik, konunun uzmanlarının görüşlerinden yararlandık.

Çevre ve Ekoloji Mücadelesi Verenlere Karşı Artan Söylem ve Saldırılar İçin Kaygılıyız
Aynı yapıcı tartışma dilini ve bütüncül bakışı, farklı öncelikleri de olsa diğer aktörlerden de bekliyoruz. Türkiye’de TEMA Vakfı gibi çevre ve ekoloji mücadelesi yürüten kurum ve gruplara karşı artan bu tür söylem ve saldırılar karşısında duyduğumuz kaygıyı da, bu vesileyle, tüm kamuoyuyla paylaşıyoruz.

Biz TEMA Vakfı olarak, doğru bildiğimiz değerler doğrultusunda doğayı ve yaşamı savunmaya “yine de” devam edeceğiz. Bunu yaparken hangi mesnetsiz suçlama, ya da hangi haksız ithamla karşılaşırsak karşılaşalım, halkımızın bize duyduğu güven ve verdiği desteği en büyük dayanak noktamız yapacağız.


 



Saygılarımızla;   

Toprağına Sahip Çık !                                                     TEMA Vakfı   

Kayıtlı

ocean

  • Süper Aktif Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bayan
  • İleti: 985
  • www.engelsizdostlar
350 Bin Fidan Kardeşlik Fidanı Dikildi
« Yanıtla #148 : 19 Nisan 2012, 14:47:50 »



Türkiye’nin 81 ilinden getirilen topraklar kolej öğrencilerinin eliyle büyük bir saksıda harmanlandı ve içine kardeşlik fidanı dikildi.

Çocuk ve Kültür Dergisi Gonca, Orman ve Su işleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın katkılarıyla hazırladığı “Yavru Ağaçlar Minik Ellerde” adlı sosyal sorumluluk projesi kapsamında Feshane’de gerçekleştirilen fidan şöleninde 81 ilden getirilen toprağa kardeşlik fidanı dikildi.

 “Yavru Ağaçlar Minik Ellerde” diyerek 2009 senesinden bu yana çocukları fidan dikmeye ve bu konuda bilinçlendirmeye gayret eden Gonca Dergisi, şimdiye kadar 350 bin fidanı toprakla buluşturdu. Toplamda 1 milyon fidan hedefleyen ve bu hedefi doğrultusunda 2009’da 50 bin, 2010’da 100 bin, 2011’de 100 bin ve 2012’de yine 100 bin fidanı minik eller aracılığıyla toprağa kavuşturan Gonca Dergisi, bu yılki 100 bin hedefine ulaşmanın verdiği heyecanı Feshane’de düzenlediği fidan şöleniyle kutladı. Şölen çerçevesinde Türkiye’nin 81 ilinden getirilen topraklar Fetih Koleji öğrencilerinin eliyle büyük bir saksıda harmanlandı ve içine kardeşlik fidanı dikildi.

10 Sene Sonra Diktiğimiz Fidanları Milyonlarla İfade Edeceğiz

Fidan Şöleninin açılış konuşmasını yapan Gonca Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Hasan Ahmet Gökçe, Gonca Dergisinin kurulduğu günden bu yana hedef kitlesinin her geçen gün genişlediğini ifade ederek, ‘Aramıza katılan her okurla daha da büyüdük ve güçlendik. 10-15 bin rakamlarından gelip bugün 100 binleri telaffuz ediyorsak bunda en büyük pay, bizi seven ve sahip çıkan okurlarımız ve bu sevgi ve sahiplenmenin dergi ekibinde oluşturduğu iştiyaktır’ dedi. Gonca Dergisinin fidan dikimi haricinde çok çeşitli sosyal sorumluluk projeleri ürettiğini ve üretilenlerin de içinde olduğunu, bunlar arasında “Kumbaram Dolsun Van’a Okul Olsun”, “Kanka” gibi çok hassas projelerin yer aldığını dile getiren Gökçe, konuşmasının sonunda katılımcılara teşekkür etti ve bundan 10 sene sonra milyonlarla ifade edecekleri fidan rakamlarını konuştuklarında bu günleri mütebessim bir şekilde hatırlamayı ümit ettiğini söyledi.

Orman Bakanlığı Her Sene Gonca Okurlarına 1 Fidan Diktirecek

Programa Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nı temsilen katılan Ağaçlandırma İşleri Genel Müdür Yardımcısı Yunus Şeker de yaptığı konuşmada, içinde bulundukları ortamda en önemli unsurun çocuklar olduğuna vurgu yaparak 2009 senesinde Gonca Dergisi ile başladıkları “Yavru Ağaçlar Minik Ellerde” projesiyle birlikte 350 bin fidanı toprağa kavuşturduklarını ve bunun çok önemli bir hadise olduğunu dile getirdi. Bakanlık olarak yılda 250 milyon fidan diktiklerini ve bunun 100 binini Gonca Dergisi vasıtasıyla gerçekleştirdiklerini söyleyen Şeker, ‘Bu rakam küçümsenecek bir rakam değildir ve siz çocuklar bu yaptığınızla gurur duymalısınız ve bundan dolayı sizleri canı gönülden tebrik ediyorum’ dedi. Görevde oldukları sürece her sene her bir Gonca okuruna 1 adet fidan diktireceklerini de sözlerine ekleyen Şeker son olarak Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun sevgi ve selamlarını başta çocuklar olmak üzere salondakilere iletti.

Çocuklar ‘Flört’le Coştu

Yunus Şener’in konuşmasının ardından Fetih Koleji 6. Sınıf öğrencilerinden Rana İyidir, okul arkadaşlarının coşkulu desteğiyle birlikte sahneye geldi ve orman ve ağaç sevgisiyle ilgili bir şiir okudu. Şiirin akabinde sahneye yerleştirilen büyük saksıya, protokol tarafından ‘Kardeşlik Fidanı’ koyuldu. Fetih Kolejinden 81 öğrenci, 81 ilin toprağını plaka sırasına göre saksıya boşaltırken platformun diğer tarafında da yine 81 ile ayrılmış saksılara ayrıca fidan diktiler. Fidanın olmazsa olmazını, can suyunu dökmek de Gonca Dergisi editörlerine nasip oldu. Oldukça renkli görüntülere sahne olan fidan dikiminin ardından topluca hatıra fotoğrafı çektirildi ve Gonca Dergisi yetkilileri tarafından Orman Bakanlığı ve Fetih Koleji temsilcilerine birer plaket verildi. Plaket takdiminden sonra çocuklar “Flört” grubunun şarkılarıyla keyifli dakikalar geçirdiler. Programın bitimindeyse Gonca Dergisi öğrencilere sürpriz hediyeler dağıttı.

Haber7
Kayıtlı
Sayfa: 1 ... 8 9 [10]   Yukarı git

GoogleTagged - Etiketler

 

Benzer Konularımız

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
1697 Gösterim
Son İleti 01 Haziran 2010, 11:16:35
Gönderen: Destek
5 Yanıt
246 Gösterim
Son İleti 17 Eylül 2009, 18:04:56
Gönderen: ghost
404 Yanıt
12268 Gösterim
Son İleti Dün, 14:48:11
Gönderen: BMW
109 Yanıt
7558 Gösterim
Son İleti 16 Eylül 2010, 09:50:56
Gönderen: hubavets
18 Yanıt
969 Gösterim
Son İleti 14 Haziran 2011, 21:17:25
Gönderen: cantanem
2 Yanıt
411 Gösterim
Son İleti 06 Aralık 2011, 13:07:15
Gönderen: hakanvehayat
1 Yanıt
410 Gösterim
Son İleti 19 Haziran 2010, 22:28:55
Gönderen: Destek
9 Yanıt
388 Gösterim
Son İleti 04 Kasım 2010, 19:00:05
Gönderen: Seyhan
5 Yanıt
368 Gösterim
Son İleti 28 Mart 2011, 15:31:27
Gönderen: ^Türkan^
177 Yanıt
6376 Gösterim
Son İleti 27 Kasım 2011, 17:33:10
Gönderen: Destek