Vallaha bırakmaz Üye Ol

Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi

LÜTFEN GİRİŞ TIKLA VEYA ÜYE OLMAK İSTİYORUM TIKLA.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz
Gelişmiş Arama  

Gönderen Konu: Deniz Haber...  (Okunma sayısı 30732 defa)

0 Üye ve 4 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
Deniz Haber...
« Yanıtla #15 : 10 Haziran 2010, 09:57:02 »






Koç, ‘Dost’u denize indirdi



Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, “Türk tersaneleri savaş gemisi inşaatı dalında da kısa zamanda ülkenin ihtiyaçlarını karşılayacak duruma gelecek” dedi.

Koç, ‘Dost’u denize indirdi savaş gemisi için çağrı yaptı     

 
RMK Marine’nin Milli Savunma Bakanlığı için inşa ettiği 4 adet Sahil Güvenlik Arama Kurtarma gemisinin ilki “TCSG Dost”, denize indirildi. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, “Türk tersaneleri savaş gemisi inşaatı dalında da kısa zamanda ülkenin ihtiyaçlarını karşılayacak duruma gelecek” dedi.


KOÇ Topluluğu’nun gemi inşa sektöründe faaliyet gösteren tersanesi RMK Marine’nin Milli Savunma Bakanlığı için inşa ettiği 4 adet Sahil Güvenlik Arama Kurtarma gemisinin ilki olan “TCSG Dost”, Tuzla’da törenle denize indirildi. Türk özel sektör tarihindeki en büyük muharip gemi projesini üstlenen ilk tersane olan RMK Marine tarafından inşa edilen TCSG Dost’un denize indirilme töreninde konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, projeye ilişkin sözleşmenin 2007 yılında RMK Marine ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı arasında imzalandığını hatırlattı. Üç yıl sonra, RMK Marine Tersanesi’nde projenin ilk gemisi TCSG Dost’u denize indirdiklerini belirten Mustafa Koç, tüm inşa aktivitelerini hedeflenen kapsam ve zamanda gerçekleştirdiklerini söyledi.

Koç Grubu olarak Savunma Sanayi’nin öncelik verdikleri sektörler arasında yer aldığına dikkat çeken Mustafa Koç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sektörü geliştirmek ne kadar önemli ise, sektörün yaşaması, sürekliliğinin sağlanması ve dinamikliğinin korunması da aynı şekilde büyük önem arz ediyor. Tersanemizde yaratılan bu imkânların ve teknolojik kıymetlerin korunmasında da, Savunma Sanayi Müsteşarlığımıza önemli görevler düşüyor. İhaleleri sonuçlanmakta ve üzerinde çalışılmakta olan Moship, Ratship, LPD ve benzeri projeler ile ülkemiz askeri gemi inşa sektörünün daha da gelişmesi ve uluslararası askeri gemi inşa pazarında rekabet eder hale gelerek bu ürünlerin ihracatçısı olması hedeflenmelidir.”

22 knots hız yapacak

Koç Holding Savunma Sanayi ve Diğer Otomotiv Grubu Başkanı Kudret Önen de, gemilerin 88 metre uzunluğunda, 1700 deplasman ton ağırlığında (geminin yüzerken yer değiştirdiği suyun ağırlığı) olduğunu ve 22 knot hız yapacağını belirtti. Önen, gemilerde ortalama 92 personelin görev yapacağını söyledi. Önen, bu projenin özel sektör tersanelerine verilmiş, tüm elektronikleri,  savaş sistemleri ile anahtar teslimi ilk proje olduğunu da kaydetti. İkinci geminin gövde blok imalatlarının tamamlandığını, üçüncü geminin blok imalatlarının bittiğini ve dördüncü geminin de saç kesimine başlandığını anlatan Önen, proje çalışmalarının programa göre yürüdüğünü söyledi.

Güven, umut ve yaşam Milli Savunma Bakanlığı’nın, Sahil Güvenlik Komutanlığının ihtiyacı  çerçevesinde açtığı 4 adet Sahil Güvenlik Arama Kurtarma gemisinin ilk olan “TCSG Dost”, Ekim 2009’da kızağa konmuştu. Bugün denize indirilen gemi 2011  yılının Eylül ayında göreve başlayacak. Proje kapsamında “Güven”, “Umut” ve “Yaşam” gemileri de Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın hizmetine sunulacak.

2 milyar dolarlık askeri gemi projeleri sürüyor

MİLLİ Savunma Bakanı Vecdi Gönül, geminin en son teknoloji ile donatıldığını ve Milli Komuta Kontrol Sistemi ve yazılımlarıyla teçhiz edilmiş korvet sınıfına yakın boyutlarda bir arama kurtarma gemisi olduğunu anlatırken, geminin bu boyutta özel sektör tersanelerinde imal edilen ilk muharip tekne sıfatı taşıdığını vurguladı. Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığının ihtiyaç duyduğu bu su üstü araçların tamamını Türkiye’de inşa etmeyi temel strateji olarak  benimsediklerini anlatan Gönül, “Tuzla bölgesinde MİLGEM projesi de dahil olmak  üzere 5 tersanemizde toplam bedeli 2 milyar doları bulan askeri gemi inşa
projeleri devam etmektedir” dedi.

Uyuşturucu trafiği Karadeniz’e kayıyor

TÖRENE katılan İçişleri Bakanı Beşir Atalay ise, Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın yaklaşık 378 kilometrelik görev sorumluluk sahasının genişliğine dikkat çekerken, “Buna ilaveten sınır aşan suçlarda denizlerin rolü artmaktadır. Özellikle insan kaçakçılığı ve uyuşturucu ticaretinde deniz alanları önem kazanmaktadır” dedi. Türkiye’nin insan hareketliliğinin yoğun olduğu bir coğrafyada yer aldığına dikkat çeken Beşir Atalay, “Bunların bir kısmı yasadışı göçtür. Ayrıca uyuşturucu trafiğinin transit bölgelerinden biriyiz. Ülkemizin kara alanları transit alan olmaktan çıktı gibi ama Karadeniz’e doğru uyuşturucu trafiği kaydı. Denize alanına kayıyor. Giderek sahil güvenlik komutanlığımızın görev alanı ve hassasiyeti artıyor” diye konuştu.

Denizlerden 7 trilyon dolar gelir geliyor

SAHİL Güvenlik Komutanı Tümamiral İzzet Artunç, günümüzde savunma ve güvenlik kavramlarının yeni bir boyut kazandığına ve güvenlik kavramının tüm bu kavramların önüne geçtiğine dikkat çekti. Kafkasya ve Orta Doğu’yu Batı’ya bağlayan yolların denizlerden geçmesinin Türkiye’nin önemini artırdığını vurgulayan İzzet Artunç, “Dünya çapında denizlerden 7 trilyon dolar gelir elde edilmekte” dedi.


http://www.deniztv.com/HABER/22773/12/tcsg-dost-rmk-marine.html
Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
Deniz Haber...
« Yanıtla #16 : 11 Haziran 2010, 08:26:59 »



Kocaeli'nde deniz kırmızı renge büründü


Kocaeli'nde denizin sabah saatlerinde kırmızı renge bürünmesi sahile yürüyüşe gelen vatandaşları tedirgin etti. Denizde meydana gelen kırmızımsı görüntünün kirliliğe bağlı alg patlaması olduğu öğrenildi.


Kocaeli'nde denizin sabah saatlerinde kırmızı renge bürünmesi sahile yürüyüşe gelen vatandaşları tedirgin etti. Denizde meydana gelen kırmızımsı görüntünün kirliliğe bağlı alg patlaması olduğu öğrenildi.

Kocaeli körfezinde, daha çok evsel atıklarla kirlenen göl ve denizlerde, kirliliğe bağlı olarak aşırı besin artışıyla "Alg" olarak adlandırılan tek hücreli küçük organizmaların hızla çoğalmasından kaynaklanan kızıllık başladı. Balıkçılar, sabah saat 6-10 arasında denizin renginin kırmızı olduğunu belirterek, her yıl kirliliğe bağlı olarak denizin kırmızı renge büründüğünü belirtti. Uzmanlar, çok küçük organizmaların aşırı beslenmesi ve bir araya toplanmasıyla gerçekleşen bu kızıllığın, kitlenin yer değiştirmesi nedeniyle körfezin değişik bölgelerinde de görüleceğini söyledi. Kocaeli'nin deneyimli balıkçı ve tekne sahiplerinden Mehmet Kıyıcı da alg patlamasının her yıl bu mevsimlerde tekrarlandığını ve bunun da kirlilikten kaynaklandığının bilindiğini söyledi.

http://www.denizhaber.com.tr/deniz-kulturu/27400/kocaeli-deniz-kirmiziya-burundu-korfez-alg-vatandas-tedirgin-balikci.html
Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
Deniz Haber...
« Yanıtla #17 : 14 Haziran 2010, 08:55:15 »



Boğaz'da Dehşet Anları...

Rusya’nın Novorosisk Limanı’ndan gelen ’JOSKO NANJING’ adlı, Honkong bayraklı gemi, dün saat 18.30 suları İstanbul Boğazı’ndan geçtiği sırada mekanik sisteminde oluşan bir arızadan dolayı dümeni kilitlendi ve kontrolden çıkarak karaya doğru sürüklenmeye başladı.
Kontrolsüzce boğaz sularında sürüklenmeye başlayan 27 bin 162 groston ağırlığında ve 187.5 metre uzunluğundaki dev gemi, Ortaköy’deki sosyetik barlarında üzerinde bulunduğu Ortaköy sahiline doğru ilerledi. Bu sırada sahilde bulunan vatandaşlar kendilerine doğru gelen devasa gemiyi görünce büyük panik yaşadılar. Yaşadıkları korku ve panik, sahildeki bir vatandaş tarafından saniye saniye cep telefonuyla görüntülendi.

BİRKAÇ METRE KALA DURDURULABİLDİ

Boğazda yaşanan korku dolu dakikalar, gemide bulunan klavuz kaptan ve Sahil Güvenlik ekiplerinin zamanında müdahalesiyle sona erdi. Geminin çapalarını denize atan klavuz kaptan, gemiyi sahile birkaç metre kala durdurmayı başardı.


http://www.denizhaber.com/HABER/22808/27/deniztv-bogaz-39da-dehset-anlari.html
DenizHaber.Com
Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
Deniz Haber...
« Yanıtla #18 : 15 Haziran 2010, 08:34:14 »




Mavi Marmara Baskını IMO'ya Taşındı

Türkiye; 7-11 Haziran Tarihlerinde Londra'da yapılan IMO Konsey toplantılarına bir kağıt sunarak İsrail'in Gazze gemilerine yaptığı baskınla ilgili gereğinin yapılmasını istedi.

Kağıtta; İsrail'in 31 Mayıs 2010 Tarihinde "Özgürlük Filosu"na askeri operasyon düzenlediği, konvoyun uluslararası eşgüdümle oluşturulmuş sivil toplum kuruluşlarınca organize edildiği, böylece 34 ülkeden toplam 600 kişilik bir grubun Doğu Akdeniz'de gemilerle seyrettiği anlatılıyor.

Kağıtta devamla bu sivil misyonun amacının Gazze halkına insani yardım götürmek olduğu belirtiliyor.

Söz konusu gemilerden hiçbirinin İsrail Bayrağı taşımadığı belirtilen kağıtta, bu gemilere Doğu Akdeniz'in karasuları dışındaki bölgesindeyken baskın düzenlendiği, silahsız sivillere karşı ölümcül askeri güç kullanılması sonucunda ölenlerin ve yaralananların olduğu vurgulanıyor.

Bu vahim olayın en yakın karaya 72 mil açıklıkta gerçekleştiğinin belirtildiği kağıtta bunun uluslararası hukukun kaba ve açık bir ihlali olduğunun, aynı zamanda uluslararası sulardaki seyir özgürlüğünün ihlali anlamına geldiğinin altı çiziliyor.

Bu kabul edilemez cürmün faillerinin aynı zamanda seyrüsefer emniyetini her anlamda ihmal ettikleri vurgulanıyor.

Türkiye'nin 4 Haziran tarihinde IMO'ya gündeme alınması amacıyla sunduğu bu kağıtta ayrıca bu saldırgan ihlale uluslararası hukuk ve onu temsil eden kurumlarca açık ve kararlı bir karşılık verilmesinin gerekli olduğu belirtiliyor.

Bu bilgilerden sonra kağıtta "Seyrüsefer emniyetinin ve denizde can emniyetinin  olduğu kadar açık denizlerin özgürlüğünün de koruyucusu olan Uluslararası Denizcilik Örgütünden, uluslararası hukukun bu vahim ihlaline karşı tek ses olarak gerekli ve uygun tepkiyi göstermesini ve kanunlara uyan üyelerle dayanışma göstermesini talep ediyoruz" deniliyor.

Konseyden istenen eylem ise 8. Maddede şu şekilde açıklanıyor: "Konsey'den beklenen, sağlanan bilgileri kayıtlara geçirmesi ve gündeme yeni bir madde ekleyerek, üyelerin konuyu tartışmasını  ve gerekli görecekleri uygun karşılığı vermelerini sağlamasıdır" deniliyor.

Kabul Edilmedi

Türkiye'nin Konseyde gündeme alınmasını talep ettiği bu kağıt ABD başta olmak üzere AB ülkelerinin karşı çıkmasıyla kabul edilmedi.

8 Kişilik Heyetle Katıldık

Türkiye; Konseyde Büyükelçi Yiğit Alpogan başkanlığında 8 kişilik bir heyet tarafından temsil edildi. Heyette Denizcilik Müsteşar Yardımcısı Hamza Taşkeser ile birlikte Londra Büyükelçiliğinden Kerem Kıratlı, Anıl Bora İnan ve Murat Uğurluoğlu ayrıca Türkiye'nin IMO daimi temsilcisi Ahmet Gücel de yer alıyor.
Denizcilik Müsteşarlığından Tamay Çetin ve Özlem Mulun da konseye katılan Türkiye heyetinde yer aldı.

http://www.deniztv.com/HABER/22820/5/turkiye-imo-israil.html

Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
Deniz Haber...
« Yanıtla #19 : 15 Haziran 2010, 09:42:50 »



BOĞAZ'DA EYLEM
 

       
Türkiye Çevre Kozası'na Bağlı Sivil Toplum Kuruluşları,Tanker Tehlikesini Hatırlattı


Çevreciler, tankerlerle yapılan tehlikeli madde taşımacılığının oluşturabileceği felaketlere dikkat çektiler.

Çevreciler , Türk Boğazları ve Karadeniz'den tankerlerle yapılan tehlikeli madde taşımacılığının oluşturabileceği felaketlere dikkat çekmek amacıyla yüzlerce tekneyle İstanbul Boğazı'nda eylem yaptı.

 Doğa ile Barış Derneği öncülüğündeki Türkiye Çevre Kozası'na bağlı sivil toplum kuruluşlarınca düzenlenen ''Türk Boğazları Günü'' etkinliği kapsamında çeşitli limanlardan  hareket  eden tekneler, Kabataş Motor İskelesi'nde toplandı.

''Felaketten Önce Güvenlik'' pankartı açan etkinliğe katılan tur tekneleri, kayık ve yatlar siren çalarak İstanbul Boğazı'nda eylem yaptı.

 Doğa ile Barış Derneği Genel Başkanvekili İklil Üstün, deniz trafiğine açık olan Türk Boğazlarının, dünyanın en yoğun ve kaza ihtimali en yüksek su yollarından biri olduğuna  dikkati  çekti.

 İstanbul Boğazı'ndan tankerlerle yapılan tehlikeli madde taşımacılığı sırasında olabilecek kaza veya sabotaj sonucunda milyonlarca insanın ölebileceğini ifade eden Üstün, felaketlerde doğal, tarihi, kültürel ve  ekonomik  değerlerin de onarılmaz zararlar görebileceğini kaydetti.

 İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Küçükçekmece, Avcılar ve Bakırköy belediyelerinin de destek verdiği etkinliğe, Atatürk'ün manevi  kızı  Ülkü Adatepe de katıldı.

http://www.yabantv.com/haber/3971-bogaz-da-eylem.aspx
Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
Deniz Haber...
« Yanıtla #20 : 16 Haziran 2010, 08:17:28 »

Haliç Tersanesi ve Resim Sergisi




Haliç Tersanesi, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethinden hemen sonra 11 Aralık 1455 tarihinde inşasına başlanır.17 yüzyılın başlarına kadar Yüzyıl’ın başlarına kadar ahşap tekneler ve kadırga tipi gemilerin yapılmasına devam edilmiştir. Ve 1648 yılında Uzun çarşı esnafının desteği ile ilk kalyonun omurgası kızağa konmuş ve kalyonun adına "Uzun çarşı" denmiştir. III Ahmet döneminde (1703-1730) Haliç Tersanesi'nde ilk olarak üç ambarlı tipinde savaş gemilerinin yapılmasına başlanmış ve 6 Ekim 1718'de bitirilen ilk üç ambarlı tipindeki gemi törenle ve dualar arasında denize indirilmiştir.




XI. Yüzyıl'da gemi tiplerinin değişmesi ve boylarının büyümesi nedeniyle kızaklarda gemi yapımı uzun zamana gerek göstermiş, bu nedenle gemi yapımlarını hızlandırmak için büyük bir taş havuzun yapılması gereği duyulmuştur. Bu havuz 118 m. boyunda, 20.12 m. genişliğinde ve 13.50 m. derinliğinde idi Haliç Tersanesi'nde yapılan büyük taş havuz yapımında harç kullanılmamıştır. Taşlar birbirine geçerek kenetlenecek şekilde kesilerek işlenmiş, böylece havuzun yıllar boyu bozulmadan hizmet vermesi sağlanmıştır. Yapıma, I Mahmut döneminde (1730-1754) Kasımpaşa kapısında başlanmıştır. Havuz III Selim döneminde 1788'de bitirilmiştir. Tersanede bu yıllarda, 118 toplu "Mesudiye" kalyonu (1798), 62 toplu "Selimiye" kalyonu (1895), 82 toplu "Bedi-i Nusrat", 76 toplu "Arslan-ı Bahri", 76 toplu "Asar-ı Nusret", 72 toplu "Bahr-i Zafer", 50 toplu "Mesken-i Gazi" yine 50 toplu "Nümayun-ı Zafer" gibi gemiler yapılarak donanmaya katılmışlardır.



II Mahmut döneminde, 1825 yılında ikinci bir havuzun daha yapımı gerekmiş, bu ikincisinin Kasımpaşa Deresi ile Azapkapı arasında olması uygun görülmüştü. İkinci havuz, 16 metre genişliğinde, 85 metre uzunluğunda ve 10 metre 30 santim, derinliğinde olacak biçimde yapılmıştır. II Mahmut da (1802-1839) tersaneye büyük önem vermiştir. Bu yıllarda tezgâhlarda demirden su maçunaları yapılmaya başlanmıştır. 2 numaralı havuza onun zamanında başlanmış, 1825'te sona erdirilmiştir. Bu dönemde, Haliç Tersanesi'nde 64 toplu "Nusratiye" (1835), "Tevfikiye" (1836), "Şadiye" (1836), 64 toplu "Pir-i Şevket" (1837) denize indirilmiştir. 1837'de Amerikalı mühendis F. Rhodes'in gelmesi ile ilk buharlı gemilerin yapımına başlanmıştır.



Abdülmecit zamanında da (1839-1861) yeni bir havuza gerek görülmüş, bu üçüncüsünün ikinci havuz ile Azapkapı arasındaki alanda yapılması kararlaştırılarak işe başlanmış, Padişahın ölümü ve daha başka olaylar üzerine çalışmalar yarıda kalmış, sonra Abdülaziz döneminde (1869-1876) 1869'da havuz yapımı bitirilmiştir.

 

Böylelikle, bugünkü Haliç Tersanesi'nin faaliyet alanı meydana gelmiş olmaktadır. Havuzlar boyutları yönünden gereksinime cevap verememiş ve 1875'te birinci havuz yenilenerek uzunluğu 153 metreye, genişliği 16 metreye, derinliği de 9 metre 56 santime çıkartılmıştır.


Gemilerin havuzlanması ve havuzun kurutulması için, Ferit Halit Paşa tarafından meydana getirilen tulumbalar, sonraları buhar makineleri ile ve bugün elektrik makineleri ile yapılmaktadır.

Cumhuriyet'in kurulmasından sonra, deniz ticaret filosunu geliştirip güçlenmesi ile Haliç Tersanesi 1928 yılında Türkiye Seyr-i Sefain İdaresi Genel Müdürü (Bu günkü Türkiye Denizcilik İşletmeleri) Sadullah Güney’in girişimleri ile Haliç Tersanesi Türkiye Seyr-i Sefain İdaresi verilmiştir. Seyr-i Sefain İdaresi tersaneye baştan aşağıya yenileyerek modernleştir için çalışmalar yapmıştır, Bu çalışmalara 1 Temmuz 1933 günü kurulan Fabrika ve Havuzlar Müdürlüğü döneminde de devam edilmiş, kuru havuzlar yeniden onarılarak elden geçirilirken, tersanedeki tezgâhlar da yenilenmiştir. Gemi onarımı ile birlikte, yeni gemi yapımına hız verilmiştir.




1952 yılında kurulan Denizcilik Bankası TAO. Gemi yapımına büyük bir önem ve hız vererek "Kendi gemini kendin yap" sloganından hareketle, kendi kendini idame ettirecek duruma gelmiş ve böylece hem büyük ölçüde döviz tasarrufu sağlanmış, hem kalifiye işçi yetiştirmiş oldu. Mevcut üçkuru havuzun dışında, 70 ve 80 metre boyunda, s/4.000 dwt tonluk saç tekneler yapabilecek kızaklar kuruldu. Ayrıca, tersanenin saç ve tekne endazehane, makine atölyesi marangozhane, elektrik atölyesi boya ve diğer yardımcı atölyeler ile en iyi şekilde bir dökümhane kurularak tersane çağdaş duruma getirilmiştir. Bu Tersanede 300 aşkın Deniz vasıtası inşa edilmiştir. Bu deniz vasıtalarının birçoğu İstanbul’lulara hizmet etmektedir. Ayrıca bu gemiler halen bu tersanede bakım ve onarımları yapılmaktadır. Haliç Tersanesi 1984 yılında Türkiye Denizcilik Kurumuna. 1985 yılında Türkiye Gemi Sanayi A.Ş ‘ne 2002 yılında Gemi Sanayi’nin Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş ile birleşmesinden sonra Türkiye Denizcilik İşletmelerine 2005 yılı içinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi İstanbul Deniz Otobüslerine Bağlanmıştır, 2005 yılı sonrasında bu tersanede Kasımpaşa, Sütlüce ve Hasköy Motorbotları inşa edilmiştir. Tersanenin İDO’ya bağlanmasından sonra İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy bu tersaneyi gelecek nesillere taşımak ve geçmişte bu tersanede yaşananları bu günkü ve gelecek kuşaklara anlatmak amacıyla aktiviteler düzenlemiştir. Bu aktivitelerde en önemlisi Fotoğraf sanatçısı Nihal Gündüz’ün İstanbul Büyükşehir Belediyesi İstanbul Deniz Otobüsleri’nin desteğiyle hazırladığı, 50 çok özel fotoğraftan oluşan Haliç Tersanesi temalı fotoğraf sergisi, 10 Temmuz 2010 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş tarafından açıldı. Sergi, birçok özelliği bakımından ilkleri bünyesinde taşımaktadır.  1.Sergi alanı 70 bin m2. 2. Bir tersanede açılan ilk sergi 3.Sergi ziyaret saatleri hafta içi 17.00 – 20.30 sonu 10.00-17.00 arası olması. 4. Yaş sınırlandırılması olması 11 yaş altı çocuklar emniyet açısından sergiyi gezememesi. 5. Sergi Alanına gezmek için baret takma mecburiyeti Dünyada böyle bir resim sergisi açıldı mı? Açılmadı mı? Bilmiyorum. Öyle zannediyorum ki bu Türkiye de İlk açılan sergidir Bu sergi ve diğer çalışmalarından dolayı Genel Müdür Ahmet Paksoy’u kutluyorum.  Sayın Paksoy öyle ilklere adım attı ki takip etmekte yoruluyorum. Bunlardan bir tanesi geçenlerde kaybettiğimiz ressam Ömer Uluç’un resim sergisini İstanbul-9 vapurunda açması bu serginin bir özelliği İstanbul-9 çeşitli İskelelerde durarak sergiyi ziyaretçilerin ayağıma götürmesidir ki bu da ilktir. İstanbul-9 gemisinden de bahsetmek gerekilirse sayın Paksoy bu gemide yaptığı değer artırıcı çalışma sonunda hem geminin çalışma ömrünü uzatmış hem de İstanbul’lulara rahat bir yolculuk yapmalarını sağlamış bu gemileri Prof Dr Aykut Barka, Ahmet Hulusi Yıldırım Barış Manço ve isimlerini sayamadığım bir çok gemi takip etmiştir. özellikle yeni inşa ettirdiği  güzel İstanbul’umuzun ilçe isimlerini taşıyan gemiler ile seyahat etmek ise ayrı bir zevk sanki 9 çitte kürekli padişah kayığında seyahat ediyorsunuz denizle iç içe İstanbul’un panoramik manzarasını seyrederek.   Sayın Paksoy’un benim beğendiğim hizmetlerinden bir tanesi de iskelelerde yaptığı yenileme çalışmalarıdır. Kendi döneminde yapılan iskelelerin mimarisi Osmanlı İmparatorluğunun son dönemi Cumhuriyetin ilk Dönemi mimarlarından Mimar Kemalettin ile Vedat Tek’in inşa ettiği binalara benzemektedir. Bu eserleri o kadar beğenirim ki ne zaman Sirkeciye gitsem 4.Vakıf Hanı ile Sirkecide ki eski Telgraf Nazırlığı binası günümüzdeki Posta haneyi vapurla her gün önünden geçtiğim Haydarpaşa İskelesini seyretmekten büyük keyif alırım aldığım bu keyfi anlatmam için kelimeler yetersiz kalır.  Mübala etmiyorum saatlerce durur binaları santim santim incelerim her baktığım zamanda aynı keyfi alırım yeni yapılan iskeleleri de incelemeden de aynı keyfi alıyorum. Betonun sert sevimsiz hali yerine ahşabın sıcak görüntüsü insanın içini ısıtıyor inanın bu yeni iskeleler İstanbul’un güzelliğini güzellik katıyor. Çalışmalarında başarılar diliyorum Sayın Ahmet Paksoy…





http://www.deniztv.com/index.php?id=28&sayfa=yazar&-ali-bozoglu.html
Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
Deniz Haber...
« Yanıtla #21 : 17 Haziran 2010, 08:40:04 »



Denizde balık bitti salyangoza hücum!

Alaplı ilçesinde balıkçılar sabah saatlerinde balık yerine deniz dibinden kum midyesi ve deniz salyangozu çıkarıyor.  Kum  midyesi ve deniz salyangozlar akşam saatlerinde kamyonlarla fabrikalara naklediliyor.


Fabrikalarda işlenen söz konusu ürünler, İtalya başta  olmak üzere Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor. İlçede balıkçılık yapan Orhan Avcı (60), Karadeniz'de  özellikle  son iki yıldır balık türünde azalmalar olduğunu belirterek bu nedenle balıkçıların dip avcılığına yöneldiğini söyledi. Dip avcılığının ilçede yaygınlaşmaya başladığını belirten Avcı, “Bölgemizde küresel ısınma nedeni ile balık çeşitleri azaldı. Ayrıca her yıl bir çeşit balık yok oluyor.Son  zamanlarda deniz salyangozu, kum midyesi ve dipte yaşayan diğer deniz canlıları avlanmaya başlandı. Deniz salyangozu kilosu 1 TL'den satışa sunuluyor. Özellikle kum midyesi ve deniz salyangozu  doğrudan  ihraç edilen bir yiyecek.  Bizim halkımız bu hayvanları yemiyor. İtalya başta olmak üzere Avrupa ülkelerine gönderilen kum midyesi, Karadeniz'den çıkartılan deniz salyangozları Sinop ve Samsun'da bulunan tesislerde konserve haline geliyor ve ihraç ediliyor” dedi.


http://www.deniztv.com/HABER/22830/13/balikcilik-denizsalyangozu-kum-midyesi-zonguldak-alapli-orhan-
Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
Deniz Haber...
« Yanıtla #22 : 18 Haziran 2010, 07:43:23 »




İRAN'IN GEMİSİ İSTANBUL'A UĞRAYACAK


İran'da yayın yapan FHA, Gazze'ye gidecek gemilere askerlerin eşlik etmeyeceğini duyurdu. Gemilerin cuma günü kalkacağı açıklanırken, bir geminin İstanbul'a uğradıktan sonra Gazze'ye geçeceği bildirildi. İran'ın en büyük haber ajansı olan Fars Haber Ajansı Türkçe servisinin haberine göre, İsrail’e gönderilecek gemilerde kesinlikle asker olmayacak ve askeri gemiler, yardım gemilerine eşlik etmeyecek. Fars Haber Ajansı Türkçe haberler servisi sorumlusu İsmail Bendiderya Haber 7’ye yaptığı açıklamada, gemilerin farklı rotalar izleyerek Gazze’ye ulaşmaya çalışacağını, gemilerden birinin İstanbul’a uğradıktan sonra Gazze’ye gideceğini bildirdi. Bendiderya, Türk basınındaki bu konuda çok fazla yanlış haberin yer aldığını dile getirdi.

Fars Haber Ajansı (FHA), İslam inkılabı muhafızlar ordusu ikinci komutanı general Selami, Gazze'ye gidecek olan insani yardım gemilerinin tamamen sivil olduklarını, askeri gemilerin eşliğinin söz konusu olmadığını duyurdu.

ASKERİ GEMİLER EŞLİK ETMEYECEK

FHA’nın haberinde şu ifadelere yer verildi, “Son günlerde İran’dan Gazze şeridine insani yardım götürecek gemilere de değinen general Selami, söz konusu gemilerin güvenlikleri için muhafızlar ordusunun bu gemilere eşlik etmesinin gündemlerinde olmadığını, çünkü bu hareketin tamamen sivil bir yardım hareketi olduğunu ve bunun dikkate alındığını ekledi.”

BİR GEMİ İSTANBUL’A UĞRAYACAK

İran’da yayın yapan Fars Haber Ajansı’nın uluslararası yayın sorumlusu İsmail Bendiderya, Haber 7’ye yaptığı açıklamada, Gazze’ye toplam 3 gemi kalkacağını, gemilerden ikisinin Cuma günü kalkacağını diğerinin ise kalkış tarihi ve güzergahının belli olmadığını bildirdi.

İstanbul’a da uğrayacak geminin, Türkiye’deki katılımla birlikte Mısır’a ya da, Türkiye’den hareket eden yardım gemilerinin izlediği rotayı takip edebileceklerini söyleyen Bendiderya, rotaların önceden net bir biçimde açıklanmadığına vurgu yaptı.

FARKLI ROTALARI İZLEYECEKLER

İkinci geminin İran’ın Abbas limanından hareket edeceğini söyleyen Bendiderya, bu geminin de Cuma günü hareket ederek, Ummam, Ürdün, Mısır güzergahını takip edebileceğini söyledi.

Üçüncü geminin hareket tarihi ve rotası konusunda ise belirsizlik olduğunu belirten Bendiderya, iki geminin hareketinden 4-5 gün sonra üçüncü geminin yola çıkabileceğini ihtimalinin yüksek olduğunu söyledi.

SİVİL TOPLUM KURULUŞU ORGANİZASYONU

Gemileri Filistin Halkıyla Yardımlaşma Encümeni adıyla bir sivil toplum kuruluşunun organize ettiğini belirten Bendiderya, bu yardım kuruluşunun başında da Mahmut Nurani’nin bulunduğunu bildirdi.

FHA yetkilisi Bendiderya, yardım malzemelerinin çoğunluğunun ilaç ve temel gıda maddesinden oluştuğunu belirterek, İsrail’in karşı çıktığı demir ve çimento da az miktarda bulunduğunu söyledi.

İRANLI MİLLETVEKİLLERİ DE GEMİDE OLACAK

Bendiderya, çok sayıda milletvekilinin de Gazze’ye gitmek için başvuruda bulunduğunu belirterek Mısır’ın şu anda dört milletvekiline izin verdiğini bildirdi. İki yüze yakın milletvekilinin de Gazze için başvurduğunu ve toplam 162 bin kişinin gemide yer alabilmek için isim yazdırdığını söyledi.

TÜRK BASININDA YANLIŞ HABERLER VAR

FHA yetkilisi İsmail Bendiderya son olarak Türk basınında çıkan haberlere yönelik şunları söyledi; “Türkiye basını neden böyle yaptı bilmiyoruz ama devrim muhafızı yok ve askeri gemiler eşlik etmeyecek. Bu bilgiler maksatlı olarak verilmiş olabilir. Bunun önemle altının çizilmesi gerekiyor.”

İRAN’DA BÜYÜK TEPKİ OLUŞTU

Türk yardım gemisine yapılan saldırıdan sonra İran’da çok ciddi gösterilerin olduğu, gençlerin havaalanlarında oturma eylemi yaparak Gazze’ye gitmek için çabaladıklarını aktaran FHA yetkilisi, ‘İranlılar çok öfkelendi saldırıya. Biz bunu çok yansıtmadık çünkü önü alınamaz bir durum ortaya çıkıyordu. Gençler ‘İran gemi çıkarsın, gerekirse savaşırız’ diyordu ama devlet böyle bir şeye izin vermedi.


http://www.deniztv.com/HABER/22852/1/iran-gmi-gazze.html
Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
Deniz Haber...
« Yanıtla #23 : 18 Haziran 2010, 07:49:17 »

İRAN  Nireeeeeeee,  İSTANBUL Nireeeeeeee, GAZZE Nireeeeeeee... huh


Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
Deniz Haber...
« Yanıtla #24 : 20 Haziran 2010, 08:52:25 »





Deniz ve kıyı koruma alanları arttırılacak
Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı tarafından başlatılan Özel Çevre Koruma Projesi ile deniz ve kıyı koruma alanları yüzde 44 oranında arttırılacak.
20 Haziran 2010 / 00:08ReklamDeniz ve kıyı koruma alanları arttırılacak

Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı tarafından başlatılan Özel Çevre Koruma Projesi ile deniz ve kıyı koruma alanları yüzde 44 oranında arttırılacak.

Ulusal deniz ve kıyı koruma alanları sistemini güçlendirmek ve etkin yönetimini kolaylaştırmak amacıyla Türkiye genelinde 6 bölgede başlatılan "Türkiye'nin Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi" Muğla'nın Fethiye ilçesinde tanıtıldı. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı kapsamında uygulanan projenin hedefleri, amaçları ve uygulama yöntemleri anlatıldı. Toplantıya, Özel Çevre Koruma Kurumu, İl Çevre ve Orman Müdürlüğü, Muğla İl Kültür Müdürlüğü, Tarım İl Müdürlüğü, Liman Başkanlıkları, belediye başkanları, oda ve dernek temsilcilerinden oluşan 50'den fazla kurum temsilcisi katıldı.

Toplantıda konuşan Muğla Özel Çevre Koruma Müdür Yardımcısı Bekir Erdoğan, projenin bölge için taşıdığı öneme dikkat çekti. Yerel zeminde tüm kurum, kuruluş, meslek örgütleri ve sivil toplum örgütlerinin projeye katılımlarını beklediklerini ifade eden Erdoğan, projenin 6 bölgeyi kapsadığını tekrarlayarak büyüklüğüne işaret etti.

Oluşturulacak yerel çalışma gruplarıyla, proje kapsamında yapılacak düzenlemelerin halkın beklentileriyle örtüştürülmesinin hedeflendiğini dile getiren Erdoğan şöyle konuştu:

"Proje'nin, 2009-2013 yılları arasını kapsayacak biçimde yaklaşık 4,5 yıllık bir takvimi bulunuyor. 2009 yılının Mayıs ayında başlatılan Proje hazırlıkları yaklaşık bir yıl sürdü. Bu zaman dilimi içinde Proje'nin altyapısı hazırlandı ve Özel Çevre Koruma Bölgeleri'ne yönelik ayrıntılı analiz çalışmaları gerçekleştirildi. Bölgelere ilişkin biyolojik, fiziksel, coğrafi ve sosyal araştırmaların sonuçlarının değerlendirildiği bu dönem sonunda, projenin sağlıklı yürütülebilmesi için hem çevresel hem de sosyal ve ekonomik alanlarda ve özellikle bu bölgelerde yaşayan halka yarar sağlayıcı niteliğin sağlanmasına yönelik bilimsel araştırmalar ve çalışmalar tamamlandı. Projenin sonunda, Türkiye'nin kara sularındaki biyolojik çeşitliliğin korunması için yapılan çalışmalar uygulanmış olacaktır."

Proje Koordinatörü Güner Ergün ise, Türkiye'nin Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi'nin izlediği yöntem ve öncelikleri ile Türkiye'de çevre alanında yürütülen projeler açısından önemli bir anlam ifade ettiğini belirtti. Projenin hayata geçirilmesi ile Deniz ve Kıyı Koruma Alanları sistemi yüzde 44 arttırılacağına dikkat çeken Ergün, "Bir yandan doğal çevre korunur ve geliştirilirken, diğer taraftan da söz konusu bölgelerin, o bölgelerde yaşayan vatandaşlar için ekonomik olarak nasıl daha verimli hale getirilebileceği üzerinde durulacak. Bölgelerin çevresel dokusu korunarak, uygun gelir getirici faaliyetlerin belirlenmesi, geliştirilmesi ve desteklenmesi sağlanacak. Sonuç olarak, kurumlar ve diğer ilgi grupları denizel biyolojik çeşitliliğe yönelik hem karasal hem de deniz kaynaklı tehditlere etkin müdahale edebilecektir. Bahsedilen bu hedeflerin gerçekleştirilmesi ile Deniz ve Kıyı Koruma Alanları sisteminin sürdürülebilirliği sağlanacak, mevcut durumdaki değişimlerle beraber uzun vadede denizel biyolojik çeşitlilik üzerindeki olumlu etkiler projenin tamamlanmasından sonra da devam edecektedir." dedi.

http://www.denizhaber.com.tr/guncel/27614/ozel-cevre-koruma-kurumu-baskanligi-deniz-kiyi-mugla-fethiye-birlesmis-milletler.html
Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
Deniz Haber...
« Yanıtla #25 : 22 Haziran 2010, 08:16:38 »

Dalgaların Senfonisi


 
Yüreğiniz daralıyor,  içinizdeki sıkıntılar, kabus dolu düşünceler, sizi terketmeyen kaygılarınız ve sürekli yıkılan umutlarınız bütün benliğinizi çaresizlik içinde sarmış olabilir. Şehrin yorgun sokaklarında, gürültünün ve kirli havanın boğduğu, çöplerin her yerde uçuştuğu,  insan yaşamına böylesine aykırı bir ortamda beton yığınları arasında gökyüzünü görebilmenin özlemi ile yürürken, mavi sessizlik bütün güzellikleri ile sizleri huzura kavuşturmak için bekliyor olacak.

Mavi tenli sevgilinin dili yoktur ki sana kendini  anlatabilsin. Zaten önemli olan da senin onu anlayıp yaşayabilmendir yüreğinde. Olması gereken, hissederek ulaşmaktır onun evrensel sevgisinin sıcaklığına, bir yudum olsa bile. Hayatınızın her dönemini acımasızca sogulayabilir ve geçmişinizi hiç düşünmeden içinizdeki acılara mahkum edebilirsiniz. Ama mavi tutkuyu sözcüklerle asla sınırlayamaz ve onu sahip olduğu mitolojik güçlerden kesinlikle soyutlayamazsınız. Bir an olsun mavi sessizliğin kainata yayılan dinletisine kulak verin. Eğer duymak isterseniz bu senfonideki son çağrıyı, işte o zaman okyanusların bütün suları yüreğinize akıp, size yepyeni bir yaşamın en gizemli sırlarını armağan edecektir. Bir yudum huzur, tatlı bir tebessüm ve bütün kaygılardan arınmış nehir gibi akan bir mutluluk tablosu.

Dalgaların coşkulu sesi, bir an bile olsa sizlere yeryüzü cennetinin bütün kapılarını aralayacaktır.  Mavi özgürlüğün doğal simgelerinin canlandığı bütün denizlerin yakamozları, bitmeyen ateşleri ile yanlızlığınıza ömür boyu ışık tutarken, Bilinmeyen diyarlardan kopup gelen rüzgarların alfabesi ile yeni yaşamlara yelken açacaksınız

Kentin karmaşık ve yok edici mülkiyeti, sonsuzluk tünelinde tarihin derinliklerine doğru kaybolup giderken, Karanlıklar içinde boğulmuş ruhunuza, bir ışık seli gibi akacak olan denizlerin sihirli gücü size inanılmaz güç ve enerji verecektir.

Mavinin hükümdarlığının, gökyüzünün  bilinmezliğinde restleştiği en uç noktadaki panoramik manzaradaki denizler, yaşamınızın kırılma noktası olacaktır. En yüksek ufkun kendisine sakladığı henüz ulaşılamayan denizlerde, senin için de mutlaka bir damla su olacaktır.

Gökyüzü bugünde çırılçıplak ve yalnız, ne bir parça bulut var, nede uçan bir martının çığlığı. Sanki terkedilmiş gibi sessiz ve üzgün, buz mavisi olmuş teni okyanus sularıyla yıkanmak istercesine sabırsız ve yorgun.

Yeraltı tanrısı Hades'in ülkesi olan Tartaros'daki karanlık dünyada, sana erguvanlar içinde Ege'nin en sihirli sularını sundukları zaman, tanrılardan mavi özgürlüğünü istemeyi sakın unutma.

Zeus, okyanusların en güçlü dalgaları üstünde samanyolunu kutsayıp avuçlarınızın içine bıraktığında, Ege'nin derin sularında hüküm süren tanrıçalar seni ölümsüz bir aşka mahkum edeceklerdir.

 
http://www.denizhaber.com/index.php?id=31&sayfa=yazar&-unal-benlialper.html
Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
Deniz Haber...
« Yanıtla #26 : 23 Haziran 2010, 07:29:55 »




  DENİZE GÖNÜL VEREN KAPTAN CENGİZ...
 

Geçtiğimiz haftalarda Kent Ekranlarında başlayan, Çağrı Kişisel Gelişim ve Danışmanlık Merkezi kurucusu ve Yaşam Koçu Çimen Sevanç'ın hazırlayıp sunduğu "çimenle Hayata Artı" programının bu haftaki konuğu görme engelli olmasına rağmen 32 yıldır kaptanlık yapan Cengiz Orçun'du.

Programda gündelik hayatta karşımıza çıkan olaylara verdiğimiz reaksiyonlar ve hayata bakış açılarımız ele alınıyor. Hayatımızı kolaylaştıracak püf noktalarının irdelendiği program üç haftadır renkli konuklarıyla izleyenleri ekran başına bağlıyor.

Kaptan Cengiz, Televizyon programı öncesinde teknede Kent Mikrofonlarının sorularını yanıtladı. Bodrum'da, görme engeline rağmen denize olan tutkusu onu, 32 yıldır denize bağladı.

Bodrum'da yaşayan 62 yaşındaki Cengiz Orçun, genç yaşta deniz kazası geçirdiğini, görme yeteneğini kaybettiğini söyledi. Bu olayın hayata bakışını değiştirdiğini ifade eden Orçun, ''Herkesin görerek yaptığı şeyleri görmeden yapmak zorunda kaldım. Bu durumun beni bazı şeylerden alıkoymasını kabul etmedim. Şimdi gören kişilerin yaptığı birçok şeyi yapmaya çalışıyorum'' dedi.
Çocukluğundan beri denize büyük merakı olduğunu ve denizde yaşamak istediğini belirten Orçun, şöyle konuştu:

''Denize olan aşkım nedeniyle küçük yaşta kaptan olmaya karar verdim. Kaptan olduktan sonra gözlerimi kaybettim. Ama görmediğim zaman da kaptanlık yapabileceğimi fark ettim. Şimdi bir yardımcımla beraber denize açılıyorum. Zaten bütün kaptanların bir yardımcısı vardır. Benim yanıma gelen gemiciler kaptan olarak gelmez. Gemici olarak gelirler kaptan olup giderler. Bu şekilde 32 yıldır kaptanlık yapıyorum.''

Cengiz Orçun, bir diğer tutkusunun müzik olduğunu, bu işi profesyonel olarak yaptığını ifade etti. Müzikten para kazandığını belirten Orçun, ''Hayatımı müzik ve deniz diye ikiye ayırabilirsiniz. Şarkı söylerim, gitar, bas ve mızıka çalarım. Müzik kayıtları yaparım. Eğlence mekânlarında programlara katılırım'' diye konuştu.

Orçun, kalın iplerden hamaklar yaptığını ve bunları gemicilere sattığını söyledi.
Orçun'un kaptanlığını yaptığı teknede belirli aralıklarla çalışan Servet Belenli ise Orçun'u yaklaşık 8 yıldır tanıdığını ifade ederek, ''Birlikte yelken yarışlarına bile katılmış, birinci olmuştuk. Beni Cengiz kaptan yetiştirdi. Denize açıldığımız zaman tüm komutları kendisi verir. Onu tanıdıktan sonra denizciliğe yeni başlamış gibi oldum'' dedi.


 
http://bodrum-engelliler-dernegi.org/index.php/haberler/58-denize-gonul-veren-kaptan.html

Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
Deniz Haber...
« Yanıtla #27 : 24 Haziran 2010, 07:41:44 »



BU TİTANİK'İin BUZ DAĞI BİLE VAR...

98 yıl önce Southampton'dan New York'a doğru asla tamamlanamayan yolculuğuna çıkmış olan Titanik, ABD'nin Tennessee eyaletinde hayata döndü.

Titanik'in 50 ölçekle yapılmış 30 metre yüksekliğindeki kopyasının bu yıl bir milyon kadar ziyaretçiyi çekmesi bekleniyor. 23 milyon dolara mal olan ve inşası bir yıl süren Tennessee'nin Pigeon Forge kentindeki Titanik'in yanında 9 metre yüksekliğindeki buzdağı kopyası bile bulunuyor.

 

2 bin metrekareden fazla bir alana sahip olan Titanik müzesi 15 Nisan 1912'de gemide ölen 2 bin 208 yolcu ve mürettebatın anısına nisan ayının sonunda açıldı. Pigeon Forge'daki Titanic'in Branson Missouri'de bir de ikizi bulunuyor. Müze sahibi Mary Kellogg-Joslyn, "Bu müze heyecanlı bir gezinti sunan ya da Hollywood tarzı bir müze değil. Meşhur ve trajik Titanik hikayesinin tüm unsurlarını yaşatan interaktif bir deneyim" diyor.
 

ÖLENLERİN ADININ BULUNDUĞU KARTLARLA GİRİLİYOR

Yaklaşık 20 dolarlık giriş ücreti veren ziyaretçiler, üzerlerinde Titanik gemisinde hayatlarını kaybetmiş olan kişilerin isimlerinin yazılı olduğu bir seyahat kartı veriliyor. Yolcular Titanik'in birinci mevkinin inanılmaz bir reprodüksiyonu ile karşı karşıya geliyorlar. Bu reprodüksiyon için 1 milyon dolar harcanmış.

 

Replikada geminin battığı dönemin modasına uygun olarak giyinmiş 75 çalışan bile var. Bunlar arasında gemi ve geminin trajik hikayesi hakkında bilgi veren mürettebat bulunuyor. Hatta bu yetkililer elinizde üçüncü mevkinin bilet varken birinci mevkiye girmeye çalışırsanız sizi engelliyorlar bile. Müzede orijinal Titanik'ten 400 kadar insan eliyle yapılmış eşya bulunuyor. Kellogg-Joslyn bunlardan hiçbirninin 1985'te bulunan enkazdan alınmadığını söylüyor.
 

Müzede gemiyi 1910'da Belfast'ta inşa eden şirketten White Star çatal bıçakları bulunuyor. Replikada orijinal gemide ikinci mevkide yolculuk eden bir kadın yolcunun dişi de bulunuyor. Kadın kurtarıldıktan sonra gemide ağıran dişini çektirmiş.
 

Sergilenen en çarpıcı parçalardan biri ise Titanik'ten kurtarılan Amerikan milyarder Madeline Astor'ın giydiği can yemeği. Orijinal Titanik müzesi Branson'da bulunuyor ve bu yeni versiyondan 1200 metrekare daha küçük.
 

2 DERECEDE SU TANKI...

Yeni müzedeki üçüncü mevkideki dört ranzalı kamara, Titanik'in buzdağına çarpmasından sonra batmasıyla ölen çoğu yolcunun gemide hangi koşullarda kaldıkları gösteriliyor. Ayrıca ziyaretciler, -2 derece suyla dolu bir tanka ellerini sokarak, gemi battığında içeriye dolan suyun sıcaklığını anlayabiliyorlar. Ölümlerin çoğuna bu sıcaklıkta suda 15 dakikadan fazla kalmanın yol açtığı belirtiliyor.

 

JACK'İN ROSE'U RESMETTİĞİ ODA...

Müzede elbette James Cameron'ın 1997 yapımı rekortmen filmi de unutulmamış. Birinci mevkideki bir salon, Jack'in (Leonardo DiCaprio) Rose'un (Kate Winslet) resmini çizdiği odanın aynısı olarak tasarlanmış. Ziyaretçiler bu odayı görür görmez tanıyor. Ayrıca geminin dalgalar üzerinde kaydığı sırada geminin aldığı farklı açıları gösteren 3 farklı yükseklikte güverte seçeneği de bulunuyor.

DIŞ HABERLER / GAZETEPORT 
Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
Deniz Haber...
« Yanıtla #28 : 01 Temmuz 2010, 10:07:06 »



  "Şarköy Trakya'nın Bodrum'u Olacak"



Mavi bayraklı Şarköy sahilleri, yenilenen imajı, deniz sörfü ve benzeri etkinlikleri ile keşfedilmeyi bekliyor
Haberin Eklendiği Tarih-Saat: 28 Haziran 2010 Pazartesi 13:05  
Tekirdağ’a yaklaşık 90 kilometre uzaklıktaki Şarköy ilçesine İstanbul’dan karayolu ile özel otomobil dışında otobüs ile de ulaşmak mümkün.

Turistlere temiz deniz ve kumsalıyla güzel bir tatil fırsatı sunan Şarköy Belediye Plajı, bu yıl da 5. Mavi bayrağı alarak kalitesini belgeledi. Balık, üzüm ve karidesin merkezi olarak anılan Şarköy, deniz sezonunun açılmasıyla binlerce turisti ağırlamaya başladı.

Yaz mevsimiyle birlikte nüfusu önemli oranda artan Şarköy, misafirlerinin ilçede güzel günler geçirmesi için değişik alternatifler sunuyor. Kaliteli şarap üretimiyle vatandaşlara ayrı bir damak zevki yaşatan Şarköy, zeytin yağıyla da rakip tanımıyor.

Ayrıca rüzgarın uyumuyla yamaç paraşütü ve deniz sörfünün rahatlıkla yapılabildiği ilçede, vatandaşlar sakin bir yaz tatilinin yanında adrenalin sporlarını da yapabiliyor.

MAVİ BAYRAK KRİTERLERİ
Şarköy Belediye Başkanı Süleyman Altınok, yaptığı açıklamada, bu yıl 5. kez aldıkları mavi bayrak ile turist sayısında artış beklediklerini ifade etti.  Altınok, mavi bayrak alabilmek için plajlarda bazı özellikler arandığını söyledi.

Özellikle yüzme suyu analiz sonuçlarının AB yüzme suları direktifi ile uyumlu olması gerektiğini ifade eden Altınok, şöyle konuştu:  "Sanayi ve kanalizasyon atıkları plaj alanını etkilememelidir. İlçede toplanan atık sular Ulusal Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne uygun olarak bertaraf edilmelidir. Biz Şarköy’de bütün bu özelliklere dikkat ediyoruz.

Plajlarda çevresel denetimleri ve kontrolleri yapmak ve bir çevre yönetim sistemini oturtmak amacıyla ilçe bazında Mavi Bayrak Plaj Yönetim Birimi oluşturuldu. Bu kapsamda plaj, arazi kullanımı ve işletme açısından kıyı alanları kullanımını içeren tüm ulusal yasalara uyumu  denetlenmektedir.

Ayrıca mavi bayrak kriterleri kapsamında, plaj temiz tutulmalıdır. Plajda yeterli sayıda çöp kutusu ve atık konteyner bulunmalı, düzenli olarak boşaltılmalı ve temiz tutulmalıdır. İhtiyaca cevap verebilecek sayıda cankurtaran ve gerekli tüm malzemeleri de eksiksiz olarak plajda bulundurulmalıdır."

"ŞARKÖY TRAKYA’NIN BODRUMU OLACAK"
Altınok, yağışlı bir mevsim geçirilmesi nedeniyle geçen yıl Mayıs ayı sonunda açılan deniz sezonunun bu yıl Haziran ayı ortalarında başladığını belirtti.

Okulların tatile girmesiyle turist sayısının artmaya başladığını anlatan Altınok, "Şarköy sahilleri denize girenlerle doldu. Yerli halk henüz denize girmiyor, ancak dışarıdan gelenler deniz mevsimini açtı" dedi.

Turizmin gelişmesini sağlamak amacıyla çalışmaları sürdürdüklerini belirten Altınok, şu bilgileri verdi:

"Bu yıl 5. kez aldığımız mavi bayrak ödülü nedeniyle turist sayısında artış bekliyoruz. Belediye olarak Şarköy’ümüzü mavi bayrak ödülüne layık bir ilçe olması için değişik çalışmalar yaptık. Sahilimizi yeniden düzenledik. Kumsallarımızda gerekli bakımı yaptık, sahilde bulunan caddelerimizi yeni taşlarla döşedik. Sarıcapaşa Caddesi’ni ışıklı yol haline getirdik. Döşediğimiz ışıklı taşlar sayesinde sahil caddemiz gece pırıl, pırıl parlıyor. Yaptığımız çalışmalarla genişlettiğimiz sahilimiz yeni bir imaja kavuştu. Ayrıca alternatif turizm yatırımları için çalışmalarımız sürüyor. Amacımız Şarköy’ü Trakya’nın Bodrum’u yapmak."

Okulların tatile girmesiyle Şarköy’deki yazlık evlerine gelen Gülizar Taşdelen (47), daha önce deniz mevsimini Bodrum’da açtıklarını, bu yıl ilk kez Şarköy’de geldiklerini söyledi.

Mavi bayraklı plajı, temiz kumsalı ve denizin Bodrum’u aratmadığını anlatan Taşdelen, "Şarköy insanları çok cana yakın. Rahat, rahat denize girebiliyor, kumsalda gazetemizi okuyarak meşrubatlarımızı yudumluyoruz. Ben bu yıl deniz sezonunu Şarköy’de açmaktan çok mutluyum. Şarköy’ü herkese tavsiye ediyorum. Bir kere gelsinler bir daha vazgeçemeyecekler" dedi.

Milliyet  
http://www.deniztv.com.tr/HABER/22993/11/sarkoy-trakya-mavi-bayrak-deniz-tatil-deniz-turizmi-kumsal-deniz-sorfu.html

Kayıtlı

{HARUNCA}

  • Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3021
    • http://www.engelsizdostlar.com
Deniz Haber...
« Yanıtla #29 : 03 Temmuz 2010, 08:07:49 »



MİLYARDERLERİN SON OYUNCAĞI


Dolar milyarderlerinin yeni oyuncağı mini denizaltılar. Fiyatları 600 bin euro’dan başlayan denizaltılardan dünyada 1000 tane bulunuyor...
Dünyanın en zenginlerine artık ne yat ne villalar yetiyor. Şimdi moda özel denizaltılar! En küçüğü iki kişilik olan denizaltılar 600 bin euro’dan başlıyor. En fazla 100-200 metre derinliğe inebilen bu mini denizaltılar lityum pillerle çalışıyor. Denizaltında 2, üzerinde ise 4 knot hızla gidebiliyorlar. Yani hızları saniyede iki metreyi geçmiyor. Ancak küçük boyları sayesinde kaptan ehliyeti olmayan kişiler tarafından bile kullanılabiliyorlar. Virgin Havayolları’nın sahibi Richard Branson buna benzer bir araç kullanıyor.


Asıl göz kamaştıran modeller ise boyu 20 metreyi bulan denizaltılar... Şu anda bilinen en büyüğü İngiliz Chelsea futbol takımının sahibi Rus oligark Roman Abramovich’in Phoenix 1000 isimli özel denizaltısı. Yirmi metre genişliğindeki denizaltının on odası olduğu ve tam 20 gün suyun altında kalabildiği söyleniyor. Denizaltının değeri ise tam 90 milyon dolar! Paris Match dergisine göre dünyada 1000 özel denizaltı var. Ancak bunlardan yalnızca 50 kadarı 12 metreden daha uzun.

Mini denizaltılar zenginlere denizin altını rahat rahat gezme fırsatı veriyor.
 

http://www.kaptanhaber.com/MAgAZIN/1954-milyarder-denizalti.html

Kayıtlı

GoogleTagged - Etiketler

 

Benzer Konularımız

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
421 Gösterim
Son İleti 28 Kasım 2008, 22:45:04
Gönderen: Destek
6 Yanıt
1052 Gösterim
Son İleti 05 Temmuz 2010, 10:24:15
Gönderen: PROVADİ
0 Yanıt
149 Gösterim
Son İleti 17 Aralık 2010, 12:40:47
Gönderen: BARIŞ
1 Yanıt
198 Gösterim
Son İleti 24 Ocak 2011, 13:12:06
Gönderen: Aynurrr
4 Yanıt
661 Gösterim
Son İleti 15 Şubat 2011, 13:51:25
Gönderen: Sinem
5 Yanıt
389 Gösterim
Son İleti 21 Nisan 2011, 10:07:05
Gönderen: Destek
0 Yanıt
334 Gösterim
Son İleti 28 Şubat 2011, 11:13:13
Gönderen: cihanbey
3 Yanıt
298 Gösterim
Son İleti 18 Mart 2011, 14:05:17
Gönderen: Sinem
4 Yanıt
205 Gösterim
Son İleti 12 Şubat 2012, 23:44:09
Gönderen: Destek
1 Yanıt
76 Gösterim
Son İleti 03 Nisan 2012, 12:53:32
Gönderen: Destek