Vallaha bırakmaz Üye Ol

Yüreginde Engel Olmayanların Tek Adresi

LÜTFEN GİRİŞ TIKLA VEYA ÜYE OLMAK İSTİYORUM TIKLA.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz
Gelişmiş Arama  

Gönderen Konu: Uyku Apnesi  (Okunma sayısı 660 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

^Türkan^

  • Moderator
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bayan
  • İleti: 12056
  • www.engelsizdostlar
    • Engelsizdostlar
Uyku Apnesi
« : 27 Ekim 2010, 21:10:51 »


Geceleri derin uykuya dalamıyor, gündüz sürekli yorgunluk hissediyor, sabahları aşırı sinirli kalkıyor, unutkanlık ve konsantrasyon bozukluğu yaşıyorsanız, uykuda solunum duraklamasına bağlı ''uyku apnesi'' hastalığı ile karşı karşıya olabilirsiniz.

Uzmanlar, önlem alınmadığı takdirde ölümle sonuçlanabilen uyku apnesinin mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini belirterek, uykuda 5-10 saniyelik solunum duraklamasının normal, 10 saniye-1 dakika sürebilen ve sık tekrarlayan solunum duraklamalarının ise hastalık habercisi olduğu uyarısında bulundu.

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Tıp Fakültesi Kulak-Burun-Boğaz (KBB) Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Önerci, yaptığı açıklamada, uyku esnasında solunumun 10 saniyeden fazla kesilmesinin uykuda solunum duraklaması (uyku apnesi) olarak tanımlandığını söyledi.

Uykudaki solunum duraklamaları sonucunda kandaki oksijen miktarının azalarak karbondioksit miktarının arttığını belirten Önerci, çocuklar hariç herkesin solunumunun saatte 5 kez 10 saniye durabileceğini ifade etti.

Önerci, uyku apnesinin merkezi sinir sistemindeki bir problem nedeniyle ya da solunum yollarındaki bir tıkanıklık nedeniyle (tıkayıcı uyku apnesi) oluşabildiğini, kimi zaman da her ikisinin birlikte görülebildiğini (bileşik uyku apnesi) anlatarak, hastaların yüzde 84'ünde tıkayıcı uyku apnesi, yüzde 1'inde merkezi uyku apnesi ve yüzde 15'inde bileşik uyku apnesi görüldüğünü söyledi.

Uykuda solunum durmasında en önemli risk faktörünün aşırı kilo, çene kemiklerindeki bozukluklar, bademcik büyüklüğü, geniz etinin varlığı, dil büyüklüğü ve burun eğriliği olduğunu belirten Önerci, genetik faktörlerinde etkili olduğunu vurguladı.

Önerci, çocuklarda horlama, ağzı açık uyuma, uykudan zor kalkma, gece altına kaçırma, gündüz devamlı uyku hali ve konsantrasyon bozukluğu ile kendisini gösteren uyku apnesinin; erişkinlerde işlerinde verimsizlik, sürekli yorgunluk hali, sabahları aşırı sinirlilik şeklinde kendini gösterebildiğini belirtti. Önerci, yüksek tansiyon, gürültülü horlama, depresyon, unutkanlık, konsantrasyon bozukluğu, sabah baş ağrısı, kontrol edilemeyen şişmanlama, uykuda terleme gibi sorunların da hastalığın yol açtığı durumlar olduğunu söyledi.

-''ÖLÜMLE SONUÇLANABİLİYOR''-

Prof. Dr. Önerci'nin verdiği bilgiye göre, ''solunum durmaları (apne) veya azalmaları (hipopne) gece içinde yüzlerce defa tekrarlayabiliyor ve kişinin yakınları tarafından fark ediliyor. Hastalık, önlem alınmadığı takdirde kalp krizi, felç, iktidarsızlık (impotans), düzensiz kalp atışları gibi problemlere yol açıyor, hatta ölümle sonuçlanabiliyor. Apnesi olan insanlarda kalp krizi geçirme riski, normale göre 10 kat fazla görülüyor.

Konsantrasyon bozukluğuna da yol açan uyku apnesi, özellikle okul çağındaki çocuklarda ders başarısını düşürüyor. Uykuda ölüm nedeni olarak ise solunum durması mı yoksa kalp krizi mi olduğu henüz kesin bilinmiyor.

Alkol ve sigara bağımlılarında, yanlış uyku pozisyon alışkanlığında, obezlerde, alt çenesi gelişim geriliği gösteren kişilerde, boynu kısa olanlarda, alerji, anti histaminik, kas gevşetici veya sakinleştirici gibi ilaç kullananlarda uyku apnesi görülme riski artıyor.

Uyku apnesi görülme sıklığı, obeziteye bağlı olarak, cinsiyete ve toplumların yapısına göre değişiklik gösteriyor.

Çocukta büyük bademcik ya da geniz eti varlığı tespit edildiğinde, ilerleyen dönemde bu sorunla karşılaşılmaması için 3 yaş civarında cerrahi operasyonla sorunun giderilmesi öneriliyor.

Düzensiz solunum, sağlıklı kişilerde uykuya dalma, uyanma veya rüya görme esnasında normal kabul edilirken, uyku apnesi olanlarda sık sık tekrarlanan uzun süreli solunum duraklamaları şeklinde görülüyor. Bu kişilerde 10 saniyeden başlayan solunum duraklamaları, bir dakikadan fazla sürebiliyor. Uyku sırasında saatte 5'den fazla tekrarlayan, 10 saniyeden bir dakikaya varan nefes durmaları ile boğulurcasına mücadele eden kişilerde uyku ve oksijen yetersizliği ortaya çıkıyor.

Tıkayıcı uyku apnesinde, boğazdaki damağa, küçük dile, yutağa ve dile ait kaslar havanın geçeceği alanı kapatacak şekilde gevşiyor. Kaslar gevşediğinde nefes alma sırasında hava yolu daralıyor ve bir süre solunum duruyor. Böylece, kandaki oksijen miktarı azalıyor, beyin oksijen azlığını algılayarak uyku derinliğini azaltıyor. Bazen de kişiyi uyandırarak, nefes almasını sağlayarak hava yolunun açılmasını sağlıyor.

-''HASTALIĞIN TEDAVİSİ MÜMKÜN''-

Uyku apnesinin yeterli oksijen alınamamasına, bunun da ciddi sorunlara yol açtığını belirten Önerci, bu kişilere 'uyku testi-'poligrafik tetkik'' yapılmasının uygun olduğunu ifade etti. Bu yöntemle, solunumun, uykuda alınan oksijen miktarının, kalp ritminin ve EKG kayıtlarının da tespit edildiğini ifade eden Önerci, tedavi şekline uyku testi sonuçlarına göre karar verileceğini belirtti.

Prof. Dr. Metin Önerci, uykuda solunum durmasının tedavisinin mümkün olduğunu, bunun için öncelikle hastanın bilinçlendirilmesi gerektiğini; zayıflamanın, alkol veya sakinleştirici ilaç kullanımının terk edilmesinin birçok hastalarda çözüm olabileceğini söyledi.

Önerci'nin verdiği bilgiye göre, ağır uyku apnesi olan hastalarda en uygun tedavi hastanın uyku sırasındaki solunumuna yardımcı olan cihazlar kullanılması. Bu tip cihazlar CPAP (Continuous Positive Airway Pressure) veya halk arasında maske olarak biliniyor ve kişiye sürekli ve sabit olarak hava basıncı uygulayarak uykuda kapanan üst solunum yolunun açık kalması sağlanıyor. Ayrıca, burun tıkanıklığı olan hastalarda burun tıkanıklığının giderilmesi, büyük geniz eti ve bademciklerin alınması, küçük dil uzun ise kısaltılması, dil kökü büyük ise küçültülmesi, alt çenenin öne alınması uygulanacak yöntemler arasında yer alıyor.

AA

Memurlar
Kayıtlı

yansimalar

  • Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 127
    • Arkadaşlar bir bakın...
Uyku Apnesi
« Yanıtla #1 : 29 Ekim 2010, 12:05:10 »

gecenlerde bendede bu sorun vardı...bu yüzden doktora  gittim..kolestrol kontrolu yaptırdım yüksek çıktı...doktor  3 ay  kolestrol hapını kullan önce dedi..bu arada uyku sorunun düzelebilir dedi...biraz düzelme oldu..
Kayıtlı
Söylesem Tesiri Yok,Sussam Gönül Razı Değil..

Nurşen

  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bayan
  • İleti: 6899
  • inadına Ma Miçkin :)
    • Engelsizdostlar
Uyku Apnesi
« Yanıtla #2 : 05 Ocak 2011, 16:24:11 »

Bu aralar bu sorunu yaşamaya başladım sanırsam.
Çünkü geceleri çok rahat uykuya dalarken bu aralar uyuyamıyorum.Dolayısıyla da kendimi gün içerisinde çok yorgun hissediyorum.
Ayrıca eskiden çıt sesine uyanırken şimdi sabahları 2 alarm kursamda uyanmak da sorun yaşıyorum ve doğal olarak sinirli uyanıyorum.Bakalım doktor randevumu aldım,teşhis ne olacak merak ediyorum ama umarım uyku apnesi gibi ciddi bir sorunla karşılaşmam.
Kayıtlı
Geçmiş olan dünden hiç yad etme!! Yarın da gelmemişken feryad etme!! Düşünme geleceği de geçmişi de!! Şimdi şen ol da yaşamı berbad etme!!...

BiLSeM

  • DESSERT EAGLE OPERATİONS
  • Emektar Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 2954
  • SYSTEM OPERATİONS FREKANS ELECTRONİC
Uyku Apnesi
« Yanıtla #3 : 05 Ocak 2011, 18:09:08 »

düzenli bir uykum yok bu aralar.. akşamları  normal bi şekilde  uyuyamıyorum çok zorlanıyorum.. sabahlarıda  uyanmakta zorlanıyorum  uykum bayağı derin oluyor...
önceleri  sabah kalktığımda kendimi yorgun hissediyordum ve sinirli oluyordum  agresif olduğum dönemlerde oldu ama çok şükür bu aralar  öyle bişey yok..
Kayıtlı
...... BURGUNDY BERET.......

^Türkan^

  • Moderator
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bayan
  • İleti: 12056
  • www.engelsizdostlar
    • Engelsizdostlar
Uyku Apnesi Uykuda Ölümlere Yol Açıyor
« Yanıtla #4 : 20 Aralık 2011, 00:49:46 »

Uyku Derneği Okulu Başkanı Doç. Dr. Bülent Çiftçi, ''Halk arasında pek muteber bir ölüm şekli olan, 'Şanslıymış, uykusunda öldü' ifadesi aslında uyku apnesi nedeniyle olan ölümlerdir'' dedi.

Çiftçi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, uykunun insanın zihinsel ve bedensel sağlığını yenileyebilmesi için gerekli olan aktif bir dönem olduğunu söyledi.

Bilinen seksenden fazla uyku hastalığı olduğunu ifade eden Çiftçi, uyku apnesinin bu hastalıklardan biri olduğunu aktardı.

Horlama şikayeti olan her 100 kişiden 4 ile 5'inde uyku apnesi olduğunun tahmin edildiğini ifade eden Çiftçi, şunları kaydetti:

''Horlama, uyku apnesi olan hastaları doktora getiren en önemli şikayettir. Eşlerin nefes tıkanıklığını izlemeleri, sabah yorgun uyanma ve gündüz aşırı uyku ihtiyacı, hastalarımızda sık rastlanan yakınmalardır. Bu hastalarda ayrıca sabah ağız kuruluğu, uyku esnasında boyunda ve ensede terleme ve gece sık idrar ihtiyacı olması da pek çok hastada rastlanan şikayetlerdendir. Hastaya, uyku apnesi tanısı, uyku testi yapılarak konur. Uyku testi 1 gece boyunca hastanın uyku esnasında izlenmesi ve verilerin kaydedilmesi esasına dayanır.''

Uyku apnesinin kadınlara oranla erkeklerde daha fazla görüldüğünü belirten Çiftçi, ''Hastalık, erkeklerde kadınlara göre 2 kat fazla görülüyor. Görülme sıklığı yaş arttıkça yükseliyor. Vücut ağırlığı arttıkça hastalığın sıklığı da, şiddeti de artıyor. Tipik uyku apnesi hastaları, orta yaşı aşkın şişman erkekler olmakla birlikte, genç yaşta, hatta çocuklarda, çok zayıf kişilerde bile görülebilmektedir'' diye konuştu.

-''Uykuda ölümler, sıklıkla uyku apnesi nedeniyle olan ölümlerdir''

Uyku apnesinin, bazı hastalıkları tetiklediği için ölümlere neden olabileceğini işaret eden Çiftçi, şunları kaydetti:

''Uyku esnasında nefessizlik, oksijen düzeyinde düşüşe neden olurken, oksijen seviyesi ancak genellikle hastaların fark etmedikleri küçük bir uyanışla normale döner. Tekrarlayan bu sorunlar zaman içinde damar sertliğine neden olur. Uyku apnesi hastalarının yaklaşık yarısında hipertansiyon saptanır. Koroner arter hastalığı saptanmış hastaların yüzde 60'ında uyku apnesi vardır. Halk arasında pek muteber bir ölüm şekli olan 'Şanslıymış, uykusunda öldü' ifadesi aslında uyku apnesi nedeniyle olan ölümlerdir. Uyku apnesi dünyada en sık ölüme neden olan kalp krizi, inme, kalp ritm bozukluğu, kalp yetmezliği gibi hastalıklar veya trafik kazası, endüstri kazası gibi durumlara neden olan hastalıktır. İnsanlar doğrudan nefesleri durduğu için ölmezler ama nefes durması ile tetiklenen kalp ritm bozukluğu, kalp krizi, inme gibi hastalıklar nedeniyle ölürler.''

Çiftçi, hastaların fazla kilolarını vermelerinin, alkol ve sigaradan uzaklaşmalarının ve düzenli spor yapmalarının uyku apnesinin tedavisini kolaylaştırdığını belirtti.

Horlama şikayeti olan bazı hastaların, horlamanın altında yatan nedenleri araştırmak yerine horlamayı giderici çeşitli aparatlar kullandığına değinen Çiftçi, ''Uyku apnesinin belirtilerinden biri olan horlama rahatsızlığı yaşayan hastaların, doktora gitmek yerine, kolayca satın alabilecekleri horlama aparatları kullanmaları doğru bir davranış değil. Horlama tedavisi için yaygın bir şekilde tanıtımı yapılan manyetik burun cihazları hak ettiğinden daha fazla ilgi görmektedir. Bu cihazların apne üzerine olumlu etkisi kanıtlanmış değildir. Horlama üzerine etkisi de tartışmalıdır'' şeklinde konuştu.

Hastalığın tedavisinde solunumu düzenleyen cihazların ve cerrahi yöntemlerin kullanıldığını söyleyen Çiftçi, ''En önemli tedavi yöntemi PAP cihazı tedavisidir. Buruna takılan bir maske aracılığı ile üst solunum yoluna hava üfleyen bir makine ile uygulanan tedavidir. Hastaların tedaviyi kabul etmesinde başlangıçta bir zorluk yaşansa da hastaların çoğu cihazı kullandıkça severler. Cerrahi uygulamalar ve diş hekimlerinin hazırladığı ağız içi aparatlar da bazı hastaların tedavisi amacıyla uygulanmaktadır'' dedi.

-Uyku apnesi olan sürücüler daha çok kaza yapıyor

Samsun Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Hastanesi Uyku Laboratuvarı Sorumlusu Uzm. Dr. Ümit Tutar ise uyku apnesinin kişinin sosyal yaşamını olumsuz etkilediğini ve yaşam kalitesini düşürdüğünü söyledi.

Hastalığın tedavi edilmediği sürece riskin üst seviyede olacağını vurgulayan Tutar, şunları kaydetti:

''Uyku apnesi tedavi edilmediği taktirde pek çok soruna neden olur. Uykuda apnelerin neden olduğu kalitesiz ve yetersiz uyku nedeniyle bilişsel fonksiyonlar sıklıkla bozuktur. Gündüz uyku ihtiyacı hissi, unutkanlık ve konsantrasyon bozukluğu, hastaların pek çoğunda vardır ve bu sorunlar iş ve okul performansını olumsuz etkiler. Bu performans düşüşü sürücülük performansına da yansımaktadır. Uyku apnesi hastaları, hasta olmayanlara göre yaklaşık 7 kat daha fazla trafik kazası yapmaktadırlar. Depresyon ve kalitesiz yaşam hissi de çok önemli sorunlardandır.''

Uyku apnesi hastalarının tedavisinde birden çok uzmanlık dalının ortak çalışmasının ortaya koyulması gerektiğini vurgulayan Tutar, uyku testi ile değerlendirilen hastaların kulak, burun, boğaz doktoru tarafından da muayene edilmesinin ve uygulanacak tedavinin ortak belirlenmesinin çok önemli olduğunu aktardı.

AA


Memurlar

Kayıtlı

^Türkan^

  • Moderator
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bayan
  • İleti: 12056
  • www.engelsizdostlar
    • Engelsizdostlar
Uyku Apnesi Ölüme Yol Açabilir
« Yanıtla #5 : 10 Mayıs 2012, 23:32:57 »

Kalp hastalıklarından depresyona, reflüden hipertansiyona kadar çok sayıda rahatsızlığın sebebi olan uyku apnesi, ölüme yol açabiliyor. Uyurken solunumun geçici süreyle durması anlamına gelen uyku apnesi, toplumda her 100 kişinden 5'inde görülebiliyor. Özellikle uyku apnesi rahatsızlığı bulunan uzun yol şoförlerinin kaza yapma riskinin bulunduğuna dikkat çekiliyor.

Yüksek tansiyondan kalp hastalıklarına, depresyondan reflüye ve cinsel fonksiyon bozukluğuna kadar pek çok hastalığa davetiye çıkaran uyku apnesinin belirtileri ve tedavi yollarına ilişkin Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Bahadır Baykal bilgi verdi. Uyku apnesinin uyku düzeninin bozulmasına sebep olduğunu dile getiren Baykal, "Günde 6-8 saat arasında uyuyan kişi uykunun rem ve rem olmayan evresini yaşar. Ancak bizim için asıl önemli olan ve bizleri dinlendiren, sabah zinde kalkmamızı sağlayan evre, rem olmayan uykunun üçüncü evresidir. Uyku apnesi olanlarda derin uyku olmadığı için ertesi güne sarkan yorgunluk ve sersemlik hissi, gün boyu uykuya meyil ve konsantrasyon güçlüğü olur." dedi.

Uyku apnesi olanlarda derin uykuya beraber horlamanın arttığına dikkat çeken Baykal, "Horlamadan sonra ise adeta ölüm sessizliği olur ve kişinin bazen 60-80 saniyeye kadar solunumunun durduğunu saptarız ki; bu durum insanı ölüme bile götürebilir. ABD'de gece sağlıklı bir şekilde yatağa yatıp sabah ölü bulunanlarda yapılan araştırmada en sık ölüm nedeninin uyku apnesine bağlı gelişen solunum durması olduğu ortaya konulmuştur." diye konuştu.

Söz konusu rahatsızlığın yüksek tansiyon hastalığına da yol açabileceğini ifade eden Baykal şöyle devam etti: "Uykuda nefes alamayan kişi netice itibariyle oksijensiz kalır ve bu durum vücuttaki karbondioksit oranını arttırır ve solunum yolu uyarılır. Beyin ise bu duruma adrenalin salgılatarak cevap verir. İşte uyku apneli kişilerde yüksek tansiyon oluşmasının sebebi budur. Bu durum akciğerlerin kasılmasına ve genişlemesine yol açar. Genişleyen akciğer mideye basınç yapar ve midedeki asit salgısı yemek borusuna kaçar. Bu da reflü diye bilinen hastalığa yol açar. Uyku hastalığı olan hastaların yaklaşık üçte biri hipertansiyonludur. Bu hastaların uyku apnesi tedavisi hipertansiyon sorunlarından da kurtulmaları için önemlidir. Özellikle ilaç tedavisine rağmen düşmeyen yüksek tansiyon hastaları uyku apnesi açısından mutlaka değerlendirilmelidir. Elbette devamlı adrenalin salgılanması ve yüksek tansiyon düzeyi kalbi de olumsuz etkiler. Kalp yetmezliği, kalpte ritim bozukluğu oluşabilir."

'UYKU APNESİ OLAN ŞOFÖRLER UZUN YOLA ÇIKMAMALI'

Uyku apnesi olan hastaların sorunlarına da dikkat çeken Baykal, "Derin uyku uyuyamazlar, dolayısı ile bu durum kişinin günlük yaşamını olumsuz etkiler. Özellikle konsantrasyon gerektiren işlerde başarısız olurlar, unutkanlık ve hafıza sorunları başlar. Araba kullanırken uyuyabilirler. Özellikle uzun yol şoförlerinde kazaya yol açabilir. Bazı Avrupa ülkelerinde uzun yol şoförleri uyku apnesi testi sonrası ehliyet alabilir. Ülkemizde ise ağır derecede uyku apnesi olan ama trafikte araba kullanan pek çok kişi var ki; eğer tedavileri yapılmamışsa ya da hastalıklarının farkında değillerse bu kişiler hem kendileri hem de başka sürücüler için ciddi risk oluşturuyor demektir. Uyku apneli hastalar uykusuzluğun ve yorgunluğun getirdiği stresle aile bireyleri ve sosyal çevresiyle sorun yaşayabilir ki; bu durum depresyona neden olabilir." şeklinde konuştu.

UYKU APNESİNİN TEDAVİ YOLLARI

Uyku apnesinin tanısını koymak için polisomnografi testi yapıldığını dile getiren Baykal, "Bu test ile gece boyunca uyku sırasında bazı kayıtlar alınır ve bu test ışığında horlama ve uyku apnenizin nedeni, şiddeti ve seçilecek tedavi belirlenir. Uyku apnesi tedavisinde iki seçenek vardır, cerrahi tedavi ve uykuda kullandığımız pozitif basınçlı hava veren cihazlar. Hangi yöntemi tercih edeceğimize ise polisomnografi ve muayene sonucunda karar veririz. Ancak bazı davranış paternleri de uyku apnesinde tedavi için oldukça önem taşır. Bunlar uyku sırasında yan yatmak, kilo vermek, alkol ve sigarayı bırakmak ve düzenli egzersizdir." ifadelerini kullandı.

Memurlar
Kayıtlı

Red_Night

  • Yeni Dost
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 30
Ynt: Uyku Apnesi
« Yanıtla #6 : 11 Mayıs 2012, 09:52:37 »

Bu hastalık maaalesef bende var. Uyku merkezinde 2 sefer yattım cihazlara bağlı olarak ve sonunda teşhis konuldu. Bana APAP cihazı denen bi cihaz verdiler. Yatarken onu kullanmam gerekiyor. Fakat ben bir kaç hafta zorla kullandım. Zorla diyorum çünkü hiç rahat yatamıyorum o cihazı taktığım zaman. Baş ucunuzda bir cihaz ve o cihazdan bi hortumla ağız burun çevresine taktığınız bir maske. Çok rahatsız edici bir durum. Şimdi kullanmıyorum cihazı bir daha da doktora gitmedim. Tabii rahatsızlığımda devam ediyor. Ne yapacağım bilmiyorum? :(
Kayıtlı

GoogleTagged - Etiketler

 

Benzer Konularımız

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
5 Yanıt
303 Gösterim
Son İleti 26 Ağustos 2009, 12:32:54
Gönderen: Sinem
0 Yanıt
317 Gösterim
Son İleti 29 Ağustos 2008, 12:40:31
Gönderen: Nurşen
8 Yanıt
2035 Gösterim
Son İleti 13 Ağustos 2009, 12:32:09
Gönderen: dragon009
3 Yanıt
332 Gösterim
Son İleti 25 Haziran 2009, 00:07:52
Gönderen: Nurşen
4 Yanıt
232 Gösterim
Son İleti 15 Ocak 2011, 16:23:05
Gönderen: tekbir
2 Yanıt
332 Gösterim
Son İleti 06 Ocak 2011, 00:57:10
Gönderen: Aynurrr
0 Yanıt
157 Gösterim
Son İleti 14 Şubat 2011, 12:13:42
Gönderen: Aynurrr
1 Yanıt
1572 Gösterim
Son İleti 16 Şubat 2011, 10:15:41
Gönderen: krasiva
3 Yanıt
440 Gösterim
Son İleti 05 Ocak 2012, 14:21:13
Gönderen: ocean
8 Yanıt
527 Gösterim
Son İleti 16 Kasım 2011, 19:27:15
Gönderen: adminbozkurt