Otomobil peşinde engelli koşu!
03/12/2008 0:42
Engellilerin sorunlarından biri, özel araç alırken yaşadıkları zorluklar: Ehliyet kurslarında engelli aracı yok. Sağ ayağın özürlüyse vergiden muafsın, sol ayağa muafiyet yok. Hadi aracı aldın, eşin bile kullanamaz
YONCA CİNGÖZ (Arşivi)
Bugün 3 Aralık Dünya Özürlüler Günü... 8.5 milyon engellinin hatırlandığı tek gün...
İSTANBUL - İşinde ve sosyal hayatında zorlukları azaltabilmek için normal bir araca engele göre aparat taktırılarak oluşturulan ‘engelli aracı’ almak isteyenleri uzun bir süreç bekliyor. Engelliler böyle bir süreci zar zor aştıktan sonra araba sahibi olsalar da bu kez de sosyal hayattaki ‘engellere’ takılıyor. Engellilerin, 3 Aralık Dünya Özürlüler Günü’ndeki isteklerinden biri de bu sistemin düzeltilmesi.
‘Engelli aracı’, standart motorlu araçlara kişinin engeline uygun tertibat eklenmesiyle oluşuyor. En yaygın tip elle kullanılan gaz-fren sistemi eklenmiş araçlar. Bir engellinin araç kullanması için ‘H tipi ehliyeti’ olması gerek. Ancak kursların çoğunda eğitim için engelli aracı yok. Engellilere, “Sen aracı getir, ben eğitim vereyim” deniliyor.
Bir başka sorunsa vergi muafiyeti. Tam teşekküllü hastaneden ‘engelli aracı kullanabileceğini’ belirten rapor alanlar için otomobil alırken vergi muafiyeti var. Ancak bu muafiyet engel durumuna göre değişiyor. Sağ ayağı sakat olanlar ‘elden gaz - fren’ düzenekli araba kullanmaları uygun görüldüğü için vergiden muaf olurken, sol ayağı sakat olanlar otomotik vitesli araç kullanabileceği için muafiyetten faydalanamıyor. Görme ya da zihinsel engelliler için de yakınlarının kullanması amacıyla yurtdışından getirdikleri araçlarda indirim yok. Oysa yurtdışında bu tür engellilerin yakınlarının kullanabilmesi için araç alma hakkı var.
İthal araçta da bürokrasi maratonu
Engelli kişi, aracını yurtdışından ucuza getirmek isterse mutlaka Ankara’ya gidip, Nakilhane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü’nde ayın bir günü toplanan kurula şahsen girmek zorunda. Ancak buradan eli boş dönmek de var. Yurtdışından gelen araçların özel tertibatlarının kontrolü de uzun. Önce gümrük memurları, ardından Türk Standartları Enstitüsü ve son olarak Araç Muayene İstasyonu’nun tescil etmesi gerekiyor.
Tüm bu işlemlerden sonra aracı almak sorunları bitirmiyor. Bu araçları, engellilerin birinci derece yakınları, hatta eşleri dahi kullanamıyor. Engelliler için ayrılan otoparklarda yer bulmak mümkün değil. Ücretsiz parktan ve acil durumda sokağa park gibi olanaklardan faydalanamadıklarını söylüyorlar. Dikkat nedeniyle yavaş sürdükleri için trafikte işittikleri azarlar da cabası.
‘Otoparklarda bize ayrılan yerler dolu’
Sevgi Seli Engelliler Derneği Başkanı Osman Abalı, “Engellilere ‘Sen yapamazsın’ diye yaklaşılıyor. Oysa biz birçok sürücüden daha iyi araç kullanıyoruz. Daha dikkatliyiz. Alışveriş merkezinde bir gün engelli yerine park etmiş bir müşteriyi uyardım. Benimle ‘Sen ayaktan engelliysen ben de kafadan engelliyim. Size veriyorlar böyle hakları, şımarıyorsunuz’ demişlerdi” diyor.
Şenol Dörtbölük de bir engelli sürücü olarak karşılaştığı güçlükleri şöyle anlatıyor:
“Elden gaz-fren aparatı kullanıyorum. Tornacılarda yaptırılanlarda sorun çıkıyor. Diğer ustalarsa pahalı. Arabamı ikinci elden 550 YTL’ye almış, aparata 450 YTL vermiştim. Otopark sorun. Kamu alanlarında hiç yer bulamıyorsunuz. Bize ayrılan yerler normal araçlarla dolu. Otomatik olarak fiş alınan otoparklarda da özürlü aracının ücretsiz geçişi için bir sistem yok. Zorunlu durumlarda park hakkım var ama bu kez de karşımıza polis çıkıyor.”
Engellioto.com sitesinin moderatörü engelli aracı sahibi Nadir Dipi, “Engellilere ayrılmış yerlere park etmeye polisler göz yumuyor” diyor. Eyüp Şapoğlu da engelli aracını kendisinden başka kimsenin kullanamamasından şikâyetçi: “Rahatsızlandım, acil ilaç lazım oldu. Şirketteki elemanı ilaç almaya gönderdim. Yolda kaza yapmış. Çalışanıma ceza kesildi. Sigorta şirketim zararımı karşılamadı.”
Kamuda engelli kadrolarının yüzde 82’si boş
2002’de yayımlanan DİE 1. Türkiye Özürlüler Araştırması’na göre, Türkiye’de engelli kişi sayısı, oranı ve sosyo-ekonomik nitelikleri hakkında yeterli bilgi yok. Araştırmada, engelliler ve süregen hastalığa sahip kişilerin, toplam nüfusun yüzde 12.29’unu oluşturduğu belirtiliyor. Buna göre Türkiye’deki engelli sayısı yaklaşık 8.5 milyon. Bu oran, Marmara Bölgesi’nde yüzde 22.7’ye çıkıyor.
Türk Sağlık-Sen’in araştırmasına göre, kamuda engelli kadrolarının yüzde 82’si boş. Özel sektör gibi kamuda da yüzde 3 engelli çalıştırma kuralına uyulmuyor. Kamuda en çok yüzde 40- 60 arasında engeli bulunanlar ve ortopedik engelliler istihdam ediliyor. En çok, lise mezunu engelliler kamuda görev yapıyor.
Radikal