Bir görme engellinin gözünden Siyah-Beyaz Dünya...

Daha 11 yaşındaydı. 1939 yılının Şubat ayında soğuk bir kış günü talihsiz bir kaza geçirdi. Hastaneye yattığında dünyası aydınlıktı, taburcu olduğunda ise gözlerinde ışık yoktu.
“1939 Nisan’ının ilk günleriydi. İki ayı aşkın bir süredir yattığım Cerrahpaşa Hastanesi’nden taburcu olmuş, annemin kolunda çıkıyordum. Ne var ki, bu çıkış hastaneye gelirken geride bıraktığım yaşantıma dönüş değildi. Allahaısmarladık bile diyemedin ayrıldığım sınıfıma, kitaplarıma, defterlerime ve de aydınlığa geri dönmüyordum. Yarım kalan oracıkta yarım kalmıştı. Yeni bir yola çıkıştı bu: Kör uçuş başlıyordu”
Gültekin Yazgan, “Kör Uçuş” isimli kitabında o günlerden şöyle bahsediyor:
11 yaşında bir çocuk olarak aydınlık hayalleri olan Gültekin Yazgan’ın, hayalleri değil ama dünyası bir anda karardı. Artık onun için renkler yoktu. Sadece siyah vardı. Kendi deyimiyle kör uçuşu o gün başladı. Ama aslına kör olan o değil çevresindekilerdi.
Gözleri görmeden bir şey yapabileceğine inanmıyorlardı, bu nedenle önce okulunu bırakmak zorunda kaldı. O istemese de çevresindekiler ona körlüğünü hatırlatıyordu, o görse de çevresi onda bir körü görüyordu. En sonunda o da fiziki olarak kör olduğunu kabul etti.
Fakat o körlüğü kabullense de, işe yaramaz bir insan olarak yaşamını sürdürmeyi reddetti. Kendi çabalarıyla İngilizce öğrenmeye başladı.
Özel öğretmenlerin desteği ile kabartma yazı ile İngilizce öğrendi. British Council’in Aydın’da açmış olduğu İngilizce kursuna devam ederken, British Council’ın Türkiye temsilcisi onunla tanıştı ve bir çuval dolusu kabartma yazılı kitap armağan etti. Bu kitaplar Londra’dan gönderilmişti. Gültekin Yazgan ilk kez kabartma yazı ile basılmış kitaplara o gün kavuştu.
Ve Türkiye’nin ilk görme engelliler kütüphanesi hayalini ilk kez o gün kurmaya başladı. Bu kitaplar onun hayatını değiştirmişti.
Önce ortaokul ve liseyi dışarıdan bitirdi. Ve ardından Ankara Hukuk Fakültesini kazandı. Üniversitede öğrenci iken Altı Nokta Körler Derneği’ni kurarak, görme engellilerin eğitimi için ilk adımı attı.
1952 yılında Ankara Hukuk Fakültesini bitiren Gültekin Yazgan bir yandan avukatlık stajı yaparken, bir yandan da Türkiye’nin ilk körler okulu olan Ankara Körler Okulu’nda, Sosyal Bilgiler ve İngilizce öğretmeni olarak çalışmaya başladı.
Kör Uçuşun kartal gözlü pilotu Yazgan gözlerindeki karanlığa aldırmıyor, önüne çıkan engeller ile herkesten daha fazla mücadele ediyordu.
Körlerin, görenlere de öğretmenlik yapabileceğini kanıtlamak isteyen Gültekin Yazgan, atama istedi. Bu istek reddedilince dönemin Milli Eğitim Bakanı ile görüştü ve onu ikna ederek İzmir Akşam Ticaret Lisesi’ne Hukuk öğretmeni olarak atandı.
Gültekin Yazgan görme engeline rağmen hayallerini bir bir gerçekleştiriyor ve “Kör uçuş”unda kendine sürekli yeni pencereler açıyordu. Ama onun en büyük hayali bir görme engelliler kütüphanesi kurmak ve burada sesli kitaplar, kabartma harfli dergiler yayınlamaktı.
Gültekin Yazgan 20 yıl boyunca görme engelli olmayan öğrencilere başarıyla öğretmenlik yaparak mesleğinden emekli oldu. Ama bir köşeye çekilmedi.
Serbest avukatlık yaparken bir yandan da çocuklar için kabartma harfli kitaplar hazırladı. Ve 5 yıl önce görme engelli kütüphanesini kurmanın vakti geldiğini düşünerek ilk adımı attı.
İzmir’de Türkiye’nin ilk görme engelliler kütüphanesini 16 arkadaşıyla beraber kurduğunda, 77 yaşındaydı. Ama daha idealleri bitmemişti.
SADECE BEYAZ
“Görme engellilere hizmet edecek bir kitaplığın hayalini yıllarca besledim. Kitaplık fikri öteden beri beslediğim bir hayaldi. Körlük o kadar kötü değil yani.” İşte bu sözler döküldü Gültekin Yazgan’ın dudaklarından. Serin bir İzmir akşamında binbir emekle kurduğu Türkiye’nin ilk görme engelliler kütüphanesinin önünde otururken.
TÜRGÖK görme engelliler kütüphanesi bildiğiniz kütüphanelerden değil. İnsanların gelip sessizce kitap okuduğu, sessizliğin hakim olduğu değil, aksine sesin, çalışmanın iktidar olduğu bir başka kütüphane burası.
Görme engelliler için dergiler hazırlanıyor, kitaplar seslendiriliyor ve Türkiye’nin her yerindeki görme engellilerin adreslerine postalanıyor.
Sadece gönüllülerin çalıştığı kütüphane birkaç bölümden oluşuyor. Sesli kitap bölümünde öncelikle edebiyat klasiği olan kitaplar, şiirler, imla kılavuzları, tek tek seslendiriliyor. Daha sonra bu seslendirilen kitaplar CD haline getiriliyor, görme engellilerin adreslerine postalanıyor. Kütüphanenin arşivinde şuan 65 bin sesli kitap bulunuyor.
Kütüphanenin diğer bölümünde ise kabartma baskılı kitaplar ve dergiler hazırlanıyor. Kütüphane gönüllülerinin 5 yıldır her ay kabartma baskı olarak hazırladıkları iki dergileri var. “Arkadaş” ve “Bal Arısı” dergileri bugüne kadar 105 bin görme engelliye hiçbir ücret talep edilmeden gönderilmiş durumda. Ve her yeni sayı çıktıkça talep eden herkese gönderilmeye devam ediyor. Ama Fark Yaratanlar programında bu konu ele alındığı güne kadar bir kargo sponsorları olmadığı için posta masrafları da gönüllülerin cebinden karşılanıyor.
“Körlük o kadar da kötü değil”
Kütüphanenin bir diğer bölümünde ise görme engellilere bilgisayar kursu veriliyor. Özel olarak geliştirilmiş sesli bilgisayar programı sayesinde görme engellilerin bilgisayar kullanabilmeleri hedefleniyor. Bu sayede onlar için iş olanakları da artırılmış oluyor.
Gültekin Yazgan, gözlerindeki karanlığa rağmen yılmayanlardan. Birçoğumuzun görerek başaramayacağı kadar çok işi, kalbindeki gözlerle başarmış biri.
Birçok görme engellinin gözünde büyük bir kahraman.
Gültekin Yazgan 11 yaşında başladığı “Kör Uçuş”unda hiç karanlıklara saplanmadı.
Kapananın sadece gözleri olduğunu, hayatındaki pencerelerin hiç kapanmadığına inandı. Türkiye’nin en başarılı psikiyatristi Prof. Dr. Yankı Yazgan ve Prof. Dr. Çağrı Yazgan’ı yetiştirdi.
Körlüğü kabul edip küsmek yerine, gerçeğe saygı gösterdi ve mücadeleye başladı.
Kendi çağındaki görme engellilerin hayatlarında da, kendinden sonra gelecek binlerce görme engellinin dünyasında da aydınlıklarla dolu bir gelecek yarattı.